KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/17848 E., 2011/7858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, boşanma davası sırasında davalı babasının hesabına yatırdığı paranın iade edilmemesi nedeniyle açtığı davayı kazandığı, bakiye 250.000 TL nin 3.9.1998 tarihinden itibaren işleyen faizi ile tahsiline talep etmiştir. Dava sırasında alacağını, ... ile ...’a temlik ettiğinden bu kişilerde davacı sıfatını almıştır.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 156.773,63 TL nin temlik alan ...’e, 80.500 TL nin temlik alan Görgü’ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şumulu dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalının yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava konusu alacağının 80.000 TL sini ...’ye, kalanı ...’e temlik etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak temlik alanlar hakkında da alacağın tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Temlik alan ... bakımından dava kısmen kabul edilmiş, reddedilen kısım yönünden davalı yararına verilen vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “davacıdan” tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/17848, K. 2011/7858, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama