KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/2356 E., 2010/14465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ....'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, avukat olan davalının dava dışı müvekkili adına kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, takip sonrasında davalı ile 18.12.2008 tarihli protokol yaptıklarını ve davalıya 25.000 TL peşin para ile bakiye borca karşılık 5 tane senet verdiğini, ancak davalının icra takibine devam ettiğini ve senetleri de iade etmediğini, davalının verilen senetlerden 29.12.2008 vadeli senedi ayrıca takibe koyduğunu ileri sürerek 29.12.2008 vadeli senede dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiş, birleştirilmesine karar verilen ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/169 E. Sayılı dosyasında ise davalıya verilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tesbitini istemiş, birleşen 2009/29 sayılı dosyada ise davacı ... , 29.12.2008 tarihli senette kendisinin de borçlu olarak gözüktüğü ve aleyhine takip yapıldığını belirterek 29.12.2008 vadeli senede dayanılarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
2010/2356-14465
Mahkemece; davalının açtığı ilk icra takibine konu olan borcun ödendiği gerekçesiyle asıl dava ile birleşen 2009/29 sayılı davada davaların konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı .... Ltd. şti'nin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/69 E.numaralı dava dosyasında açtığı davanın eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek esasının kapatıldığı sabittir. Ne var ki, eldeki davanın yargılaması sırasında 2009/69 sayılı birleşen dava dosyası eldeki dava dosyasının içine alınmadığı gibi, hükümde 2009/69 E.sayılı dava ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiştir. Oysaki mahkemece birleştirilen 2009/69 E.sayılı dava dosyası nedeniyle de bir hüküm kurulması zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, birleşen 2009/69 E.sayılı dava nedeniyle bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/2356, K. 2010/14465, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama