KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4934 E., 2010/7105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı Kasım Yıldırım adlı kişinin davalı bankadan kullandığı taşıt kredisine kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takip nedeniyle ödemeler yaptığını, sözleşmenin haksız şartlar içerdiğini, borcun muaccel olması için gerekli şartların bulunmadığını ileri sürerek, icra dosyasında borçlu olmadığının tesbiti ile, fazlası saklı kalmak üzere 100.00 TL.nin istirdadını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl borçlu hakkındaki takibin semeresiz kalma şartının gerçekleşmediği için 4077 sayılı yasanın 10/3 maddesi uyarınca davacı kefil hakkında icra takibi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, fazlası saklı kalmak üzere 100.00 TL.nin davalıdan tahsiline, davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının ile reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı eldeki davada adi kefaleti nedeniyle kendisinden talepte bulunulamayacağını ileri sürmüş, mahkemece de 4077 Sayılı Yasanın 10/3.maddesi uyarınca davacıdan talepte bulunulamayacağı benimsenerek dava kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, davacı aynı zamanda icra dosyasındaki miktar kadar borçlu olmadığının tesbitini istediği için icra takibinde kendisinden talep edilen 20.042.68 TL üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücreti verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/4934, K. 2010/7105, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama