KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/5030 E., 2010/14473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2006 yılı içinde borç olmak üzere davalıya elden paralar verdiğini, ayrıca davalının kredi kartı borçlarını da kendisinin ödediğini, davalının borç olarak verdiği paralar ile kredi kartı ödemelerini iade etmediği gibi, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar teminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, havalelerin borç ödemesi olarak yapılmadığına dair davacının hiçbir gerekçe ileri sürmediğini, ödemelerin geri ödenmek üzere yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada, davalıya elden ödediği borç paralar ile, davalının kredi kartı borçlarını ödemesi nedeniyle bu ödemelerin tahsilini istemiştir. Dosya içinde davacının bir takım kredi kartı ödemelerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Kredi kartı ödemelerine ilişkin dekont ve makbuz asıllarının davacı elinde bulunması, bu ödemeleri davacının yaptığını, davalının da bu kredi kartı ödemesi miktarında sebepsiz zenginleştiğini gösterir bir karinedir. Hal böyle olunca 2010/5030-14473
Mahkemece davacıdan kredi kartı ödemelerine ait dekont ve makbuz asılları istenmeli, aslı sunulan dekont ve makbuzlardaki kredi kartı ödemelerini davacının yaptığı kabul edilmeli, davalı isticvap edilerek bu ödemelere karşı beyanı alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/5030, K. 2010/14473, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama