KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/506 E., 2010/7047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kızının...'ta yükseköğrenim görmesi nedeni ile davalının pansiyonunda kalmak üzere sözleşme imzaladığını, davalıya hizmet bedeli olarak beheri 300,00TL olmak üzere 10 adet senet verildiğini, bir tanesinin ödendiğini, ancak davalının kanunun aradığı şartları yerine getirmemesi nedeni ile kızını pansiyondan aldığını belirterek, verdiği senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konu pansiyonun dava dışı ... adına işletildiğini, kendisinin Sebahat’in kızı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ise davacının kızı olan ... tarafından imzalandığını, öncelikle husumetten davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının iddia ettiği gibi ayıplı hizmetin olmadığını savunarak davanın esastanda reddini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacının davasının kabulü ile, davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ile, dava dilekçesinde belirtilen 9 adet 300,00'er TL miktarlı senetlerin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile yaptığı sözleşme gereği, kızının pansiyonda kalması karşılığında 10 adet 300 TL’lik senet imzaladığını ancak pansiyonun gerekli koşulları taşımaması nedeni ile kısa süre sonra kızını pansiyondan aldığını belirterek, verilen senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı pansiyon sahibinin kızı olduğunu, pansiyonun kendisine ait olmadığını savunmuş olup,
2010/506-7047
bu husus dosya içeriği ile de anlaşılmaktadır. Dosya’ya ibraz edilen sözleşmede, davacının ve kızının imzası mevcut ise de; davalının imzası mevcut değildir. Hal böyle olunca, davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin varlığı kanıtlanamamıştır. Kaldı ki; davacı verdiği senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, bu senetlerde keşideci davacı olmakla birlikte Lehdar’ın dava dışı, pansiyonun sahibi ... olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalı ...’i(Senette sıfatı bulunmayan) hasım göstermek suretiyle bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemesinde hukuki yararı yoktur. Bu nedenle davalı hakkındaki davanın Reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/506, K. 2010/7047, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama