KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/5166 E., 2010/13167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili ...., davalı adına kayıtlı aracı 19.07.2008 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, satış bedeli olarak 15.500,00 TL ödediğini, satışa konu edilen aracın adına tescilinin davalı tarafından verilmediğini ileri sürerek aracın adına tescilini, olmadığı takdirde satış bedeli olarak ödediği 15.500,00 TL ‘nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,yargılamaya katılmadığı gibi herhangi bir cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davacının tescil talebinin reddine, alacak davasının kabulü ile 15.500,00 Tl ‘nin temerrüt tarihi olan 19.07.2009 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyada dava dilekçesinin ve duruşma gününün davalıya tebliğ edilmiş oldugunu gosteren tebligat parcaları Tebligat Yasasının 18. maddesine uygun olarak duzenlenmemistır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmamıştır.Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, HUMK. nun 73. maddesi hükmüne göre de, mahkeme dava dilekçesine karşı savunmasını bildirmek üzere davalıyı kanunun gosterdiği şekle uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Baska bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı verilmeden hüküm kurulamaz. O halde mahkemece dava dilekcesi davalıya usulune uygun tebliğ edılmeden ve yoklugunda yargılama yapılarak karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2010/54166-13167
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/5166, K. 2010/13167, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama