KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2010/618 E., 2010/2682 K.·Kefalet Kredi Sözleşmesi Senetle İspat Zorunluluğu Tanık
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 288 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 290 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 293 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, kardeşi olan davalının dava dışı Z... Bankası'ndan aldığı krediye kefil olduğunu, geri ödemeyi de kendisinin yaptığını, ödediği paranın tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı tarafından dava dışı Z... Bankası'ndan alınan krediye kefil olduğu, 14.03.2005 tarihli kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, geri ödemeleri de kendisinin yaptığı dosyadaki delillerden anlaşılmış olup, davacı bu davasında kefil olarak ödediği paranın tahsili için bu davayı açmıştır. Davalı ise tarafların kardeş olduklarını ve bu krediye davacının talimatı ile onun ihtiyacı için kendisinin aldığını, kredi sözleşmesi düzenlendiğinde davacının yurt dışında olduğunu ve kendisine gönderdiği vekaletname ile bu kredinin alındığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
14.03.2005 tarihli kredi sözleşmesi, bankanın davalıya kredi verebilmesi için prosedür gereği yapılan bir sözleşmedir. Bu sözleşmede davacı ve davalının imzaları bulunması, iki taraf arasında güvene dayalı bir kefillik sözleşmesi bulunduğu şeklinde yorumlanamaz. Taraflar kardeş oldukları için, HUMK'nın 293/1. maddesi gereğince tanık dinlenebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2006 tarihli, 2006/13-354 Esas, 2006/368 Karar sayılı kararı da bu yöndedir). Dinlenen davalı tanıkları, davalının savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Böylece davalının savunması ispatlanmıştır. Mahkemece davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/618, K. 2010/2682, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama