KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6377 E., 2010/8101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesi ile; ... ili, Sapanca ilçesinde bulunan taşınmazı 1999 yılında 2650 TL bedel ödemek suretiyle davalıdan satın aldığını, bilahare taşınmazın orman sınırlarında kaldığı iddiasıyla aleyhine tapu iptal davası ikameedilmesi neticesi taşınmazın orman olduğu belirtilerek tapunun iptaline karar verildiğini, 1999 yılında davalıdan satın aldığı taşınmaz nedeni ile; davalının sebepsiz zenginleştiği miktar ile davacının kaybettiği kazanç kaybına karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde: Zapta karşı tekeffül borcunun doğumu için gereken koşulların dava konusu olayda gerçekleşmediğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Davalı ... Başkanlığının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, dava değerini 4.05.2009 tarihli dilekçesi ile Islah ettiği anlaşılmakla ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz talep etme hakkına
sahip olduğu gözetilerek davanın ilk 10.000 TL lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısım yönünden ise 4.05.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6377, K. 2010/8101, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama