İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6589 K.2011/9580

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz…

Esas2010/6589Karar2011/9580Tarih16 Haziran 2011Okuma5 dk · 921 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6589 E., 2011/9580 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

921 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 7904 ada 26 parselde bulunan davalıya ait kooperatif hissesini 03.10.2003 tarihli noterden düzenleme şeklinde hisse devir sözleşmesi ile 16.000-sterline satın aldığını, satış bedelini ödediğini, orman idaresinin arsa sahipleri aleyhine açtığı davayı kazanarak ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/741 Esas, 2005/366 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapusunun iptal edildiğini, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edilerek kararın kesinleştiğini, tapusunu alma imkânının kalmadığını, davalının aynı zamanda inşaatın fen’i mesulü ve mimari projesinin sahibi olduğunu, taşınmazın evveliyatını bildiği halde kendisinden gizlediğini ileri sürerek, hisse devir sözleşmesinin feshine, dairenin dava tarihindeki rayiç bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının hisseyi devraldığı tarihte bu davanın bulunduğunu, davacının durumu bilerek satın aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, satım tarihinde taşınmaza ilişkin davanın mevcut ve tapu kaydında da tedbir kararının olduğu, taşınmazın orman niteliğinde bulunduğu, kişiler adına tescilinin mümkün olmadığı, dava sonucunda verilen kararla taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescil edildiği, davalının ödediği bedeli istemekte haklı olduğu, yabancı para borcunda kur artışlarıyla paranın değerini koruyacağı, bu nedenle denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplama yapılamayacağı, tapulu ancak orman olan bir taşınmazın satışının geçerli olmadığı, bu nedenle rayiç değer talebinin de yerinde olmadığı,

ancak ödenen bedelin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 32.806,40-TL alacağın dava tarihi itibariyle yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı, zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur (743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 634. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706. Borçlar Kanunu m. 213. Tapu Kanunu m. 26; 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 60).

Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir; burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenledir ki, gerek mahkemece gerekse Yargıtay’ca doğrudan göz önünde tutulur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.12.2001 gün ve 2001/13-1021 E., 2001/1101 K.. 16.04.2008 gün ve 2008/8-324 E., 2008/328 K.. 27.05.2009 gün ve 2009/1-181 E., 2009/220 K..

16.06.2010 gün ve 2010/14-290 E., 2010/328 K. sayılı ilamları). Yargıtay’ın sapma göstermeyen kararlarına göre özel mülk olarak tescile tabi olmayan bir taşınmaz, her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilerek hakkında sicil oluşturulmuşsa, bu sicil taşınmazın tescile tabi olmayan yerlerden olduğu sonucunu değiştirmez. (HGK 22.2.1990 gün, 1989/1-700 esas, 1998/101 karar ve 18.10.1989 gün 1989/1-419 esas, 1989/528 karar, 11.6.2003 gün, 2003/13-414 esas, 410 karar).

Dosya kapsamına göre, dava konusu 7904 ada 26 nolu parselde bulunan kooperatif hissesinin davacı tarafından 03.10.2003 tarihli noterden hisse devri sözleşmesi ile davalıdan satın alındığı, taşınmazın tapu kaydına 18.05.2000 tarihinde ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/741 Esas sayılı dosyası nedeniyle ihtiyati tedbir kararı konulduğu, yine tapu kaydının beyanlar hanesinde, “Kadastro Müdürlüğü’nün 25.05.1998 gün 295 1403 sayılı yazısına göre bu taşınmazın zeminde niteliği orman olan 1078 parsel üzerinde kaldığının” yazılı olduğu, orman idaresi tarafından arsa sahipleri aleyhine 03.05.2000 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda, taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiği ve verilen kararın 16.03.2006 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 12.11.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının devirden önce tapu kaydında bulunan şerh ve beyan nedeniyle taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, dava sonucunda orman olarak tescil edilme ihtimalinin bulunduğunu bilerek satın aldığının kabulü gerekir (Bkz. Hukuk Genel Kurulu'nun 15.12.2010 T., 2010/13-618 E, 2010/668 K. sayılı ilamı). O halde davacı, taşınmazın kendisine satıldığı tarihte öncesinin orman olduğunu bilemeyeceğini, iyi niyetli olduğunu MK.

1020. maddesindeki tapu sicilinin aleniyeti ilkesi karşısında ileri süremez. Orman alanlarının özel mülkiyete konu olması, devir ve temliki hukuki sonuç doğurmaz. Yani taraflar arasında yapılmış bulunan satım akdi biçim koşullarına uygun olarak yapılsa dahi BK 2011/6487-9460

19-20 maddeleri gereğince mutlak butlanla batıl olup, baştan beri geçersizdir. Geçersiz sözleşmelerde, taşınmazın hukuka uygun yollarla tescil edilmiş olması BK 192 maddesindeki satıcının zapta karşı tekeffül borcunu doğurmaz. Çünkü bu madde, sadece hukuken geçerli sözleşmelerde ileri sürülebilir. Davacı, geçersiz sözleşmeye dayanarak taşınmazın değerini tazminat olarak isteyemez; sadece geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet kurallarına göre isteyebilir. Geçersiz sözleşmelerde herkes aldığını aynı anda iade ile yükümlü ise de, taşınmaz davacının kusuru olmaksızın elinden çıkmış olduğundan onun iade mükellefiyeti yoktur.

Hal böyle olunca, mahkemece bilirkişilerden alınacak taraf ve yargı denetimine elverişli rapor ile davacının ödediği 16.000-sterlinin ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının akdin ifasının imkânsız hale geldiği taşınmazın tapusunun iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği 16.03.2006 tarihine kadar ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs. gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak hesaplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ödenen bedelin dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6589, K. 2011/9580, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6589
Karar No
2011/9580
Tarih
16 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/6590 K.2011/7115
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6590 K.2011/3733
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/6591 K.2011/10007
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6592 K.2011/8043
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6593 K.2011/8218
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6594 K.2011/3736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.