İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6842 K.2010/10498

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2010/6842Karar2010/10498Tarih13 Temmuz 2010Okuma4 dk · 793 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6842 E., 2010/10498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Temmuz 2010
Mahkemesi
... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

793 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket, ortaklarının birer daire sahibi olması için, dava dışı arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak, ... ili ... ilçesi, ...

Mahallesi, ... parsel no’lu taşınmaz üzerinde inşaata başladıklarını, zemin katın ilerde çekilecek kurada problem yaratacağı düşünüldüğünden, zemin kattaki daireler için şirkete ortak alınmayarak, bu dairelerin doğrudan satışına karar verildiğini, davalının da, inşaa edilen binanın zemin katında bulunan 1 no’lu bağımsız bölümünü, “maliyet + 10.000 DM” bedelle satın almak amacıyla 14.09.2000 tarihinde müracaatta bulunduğunu, talebinin uygun görülmesi üzerine davalıyla 20.02.2001 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bağımsız bölüme ilişkin tapunun da, 8.7.2002 tarihinde arsa sahipleri aracılığıyla davalıya devredildiğini,

halen inşaat devam ettiğinden, yapı masraflarının da devam ettiğini, dairelerin her bir ortağa maliyetinin 169.000,00 DM'yi bulduğunu, davalının ise, şirketin ortağı olmadığından bahisle, tapuyu devraldıktan sonraki giderlere katılmak istemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, kooperatif gibi faaliyet gösteren davacı şirketin ortağı olmadığını, daireyi anahtar teslimi şeklinde satın alıp, tapu devrine kadar da tüm ödemeleri yaptığını, daha önceki şirket yönetimi tarafından borcunun kalmadığı bildirilerek, teminat amacıyla vermiş olduğu senetlerin de, iade edildiğini, davacı şirkete borçlu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, daha önce, bir şirket ortağı tarafından, şirkete karşı açılarak kesinleşen ...

6. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2002/991 esas, 2006/51 karar sayılı davada, bir daire bedelinin 91.186 Euro olduğunun belirlenmesi nedeniyle, davalının sözleşme gereğince ödemesi gereken 10.000 DM’nin de (5.112,92 TL) buna ilavesiyle, toplam bedelin 96.298,92 Euroya tekabül ettiği, davalının ise toplam 132.263 DM (67.625 Euro) ödediği, aradaki fark üzerinden 28.673,92 Euro bakiye borcunun kaldığı, bu nedenle davacının takip konusu 11.558,88 TL asıl alacak ve 934,63 TL işlemiş faizi talep etmekte haklı olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davalının ...

31.İcra Müdürlüğünün 2007/3176 E. sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının, 11.558,88 TL asıl alacak ve 934,63 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, taşınmaz satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı şirketin, ortaklarının birer daire sahibi yapılması amacıyla, kooperatif gibi faaliyet göstermek üzere kurulduğu, bu amaçla dava dışı arsa sahipleriyle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, ... ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi ... parsel no’lu taşınmaz üzerinde inşaata başlandığı, şirketle ortakları arasındaki ilişkinin, kooperatif şeklinde, aidat ödemeleriyle yürütüldüğü, ilerde çekilecek kurada problem yaratmaması düşüncesiyle, zemin kattaki daireler için şirkete ortak alınmayarak, şirket tarafından bu dairelerin doğrudan satışına karar verildiği, davalının, inşaa edilen binanın zemin katında bulunan 1 no’lu bağımsız bölümü, “maliyet + 10.000 DM” bedelle satın almak amacıyla, 14.09.2000 tarihinde şirkete yaptığı başvuru üzerine, taraflar arasında 20.02.2001 tarihli sözleşmenin imzalandığı,

söz konusu bağımsız bölüme ilişkin tapunun da, 8.7.2002 tarihinde arsa sahipleri aracılığıyla davalıya devredildiği, dava tarihi itibariyle inşaatın iskan raporunun alınmadığı, yapı masraflarının da halen devam ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı şirket, yapıya ilişkin devam eden masraflar nedeniyle davalının ödemesi gereken miktarın tahsili için takip başlatmış, davalı ise, şirkete ortak olmadığını, anahtar teslimi şeklinde yapılan satış gereğince ödemesi gereken tüm bedeli ödediğini, tapunun devredildiğini, verdiği teminat senetlerinin de iade edildiğini belirterek, davacı şirkete borçlu olmadığını savunmuştur. Görüldüğü üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, devam eden yapı masraflarından davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise, hangi miktara kadar sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.

Davalının, davacı şirketten ortaklık şeklinde değil, doğrudan satış yoluyla daire satın aldığı konusunda, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığına göre, ödenmesi gereken satış bedelinin, dolayısıyla davalının sorumluluğunun tespitinde de, tarafların serbest iradelerine göre yapılan sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiği kuşkusuzdur.

Taraflar arasındaki, 20.2.2001 tarihli satış sözleşmesinin 3. maddesinde, “Alıcı söz konusu daireyi, maliyet bedeli+10.000 DM bedelle satın alacaktır.” Hükmü mevcut olup, bu kararlaştırmaya göre, davalının satın almış olduğu dairenin satış bedelinin, “maliyet bedeli+10.000 DM” olduğunun, davalının sorumluluğunun da, belirlenecek bu miktarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir.

Yine sözleşmedeki bu açık kararlaştırma gereğince, tapunun devredilmiş olması, davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı gibi, şirket ortağı olmaması nedeniyle, ortaklarla aynı hak ve hukuki statüde bulunmayan davalının, şirket ortaklarıyla aynı borç ve yükümlülük altında olduğu da kabul edilemez.

O halde mahkemece, dairenin maliyet bedeli belirlenerek, belirlenecek bu miktara 10.000 DM’nin de ilavesi suretiyle satış bedelinin, dolayısıyla davalının davacı şirkete karşı ödemekle sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davalının şirkete ortaklığı söz konusu olmadığı halde, şirket ortaklarından dava dışı ... tarafından açılan ve kesinleşen bir diğer davada, “her bir ortağın ödemesi gereken toplam miktarın 91.186 Euro olduğundan bahisle” davalının ödemesi gereken miktarın da buna göre belirlenerek tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6842, K. 2010/10498, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6842
Karar No
2010/10498
Tarih
13 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/6842 K.2010/8850
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6842 K.2010/8204
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/6843 K.2010/9178
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6843 K.2010/8202
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6843 K.2010/7812
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6843 K.2010/9641

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.