KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/7 E., 2010/18136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, dava dışı müvekkilleri için Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/270 esasında kayıtlı dava dosyasında davalı ile birlikte ortak avukatlık hizmeti verdiklerini, verilen kararın icraya konulup tahsil edildiğini, ancak davalının vekalet ücretinin tamamını alarak kendi hisssesini vermediğini, vekalet ücreti alacağının tahsili için davalı aleyhine yaptığı icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 8 yıl süren dava boyunca tüm avukatlık hizmetlerinin
2010/7-18136
kendisi tarafından verildiğini, davacının hiçbir katkısı olmadığını, Avukatlık Kanununun 171.maddesi gereğince davacının talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verdiği karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Avukatlık Kanununa göre kural olarak Avukat yüklendiği işi bizzat takip etme ve sonuçlandırmakla yükümlüdür. Ne var ki, Avukatlık Kanununun 171. Maddesi gereği avukata verilen vekaletnamede başkasını tevkile yetkili kılınmışsa ve yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
Vekaletnamede düzenleme tarihinden sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse avukat bu tarihden sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
Avukatlık Kanununun 171/3.maddesi ise avukat tarafından ise başka avukatlar teşrik edilmiş ise avukat bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemeyeceği gibi işi birlikte takip eden avukat da müvekkilinden herhangi bir ücret isteyemez. ... tamamen başka bir avukata bırakılmış ise, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden isteyebilir.
Ancak tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta dava dışı müvekkillerin tazminat davası açılması için Av. ... ...ı vekil tayin ettikleri gibi aynı zamanda tevkil yetkisi verdiği, Av. ... ...ın bu tevkil yetkisine dayanarak davalı avukat ...'ı vekil tayin ettiği, Av. ...'ın aldığı bu vekalete dayanarak Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açtığı dava dilekçesinde davacılar vekili olarak Av. ... ...ın ismi yazılmakla birlikte Av. ... ...ın dava dilekçesi imzalamadığı Av. Kiraz tarafından imzalandığı,
dava dilekçesine Av. ... ...ın müvekkillerinden verilmiş vekaletname örneğinin eklenmediğini, Av. ... ...ın açılan tazminat davasının hiçbir celsesine katılmadığı gibi kendisi tarafından dilekçe dahi imzalanmadığı karar başlığına Av. ... ...ın ismi yazılmakla birlikte tebligatın Av. ...'a yapıldığı, ilamın icraya Av. ... tarafından konulduğu ... ...ın takiple isminin gösterilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda işin davacı ve davalı avukat tarafından birlikte takip edildiğinin kabulü mümkün değildir. Avukatlık Kanununun 171/son maddesi gereği davacı sarf ettiği emek ve mesai karşılığı bir ücret isteyebilir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere davacı avukatın açılan davanın takip ve sonuçlandırılması ile icra takibi nedeniyle hiç bir emek sarf etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın tümden reddi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/7, K. 2010/18136, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama