KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/7455 E., 2010/14449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, şirket bünyesinde kalan .... tatil köyüne ilişkin olarak, davalı birliğe ait 17/10/2008 tarihli yazı ile su aboneliğinden kaynaklanan 30.254 YTL borcu olduğunun bildirildiğini, yazı ekindeki borç dökümünde, 2003 yılı 9, 10, 11, 12 ile 2004 yılı 1. Ayına dair taahhukların belirtildiğini, oysa ki bu borçlar nedeniyle yapılan 2 ayrı icra takibi ve 2 ayrı itirazın iptali davaları neticesinde 26/10/2007 tarihi itibariyle tüm borçlarının ödenmiş olduğunu, borçlarının bulunmadığını belirterek, davalı tarafa 71111 no’lu aboneden dolayı 2003/9, 10, 11, 12 ve 2004/00, 01 dönemlerine ilişkin olarak 30.241.44 TL borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Açılan davanın kısmen kabulü ile, Davacı tarafın Davalı tarafa 2004-00 dönemine ait 471,30 TL borcunun bulunduğu, 2003-09, 2003-10, 2003-11, 2003-12 ve 2004-01 dönemlerine ait borç icra takibi yolu ile ödendiğinden bu döneme ilişkin borcunun bulunmadığının tespitine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 3.475,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesi ile davalıya 30.241.44 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafın Davalı tarafa 471,30 TL borcunun bulunduğu belirtilerek, kalan kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. Bu halde, mahkemece reddedilen kısmın
2010/7455-14449
471.30 TL olduğu gözetildiğinde, kabul edilen kısmın 29.883.14 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hüküm altına alınan ve kabul edilen 29.883 TL üzerinden, kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden ise yine kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine, karar tarihinde geçerli bulunan AAÜT’ne göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken, bu hususa riayet edilmeyerek, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/7455, K. 2010/14449, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama