KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/7647 E., 2010/18306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... tarafından kullanılan taşıt kredisine davalıların müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, müşterek ve müteselsil kefil olan davalılar hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiş; mahkemece, davalının öncelikle asıl borçlu olan tüketiciye başvurması gerektiği, tüketici hakkında yapılan icra takibinin sonuçsuz kalması halinde kefile başvurulabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesine göre; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci
2010/7647-18306
bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Bu durumda mahkemece, davalılar yararına 250-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.822,32-TL ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/7647, K. 2010/18306, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama