KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8036 E., 2010/16394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kiracısı iken 3.9.2008 tarihinde mecuru tahliye ederek satın aldığı daireye taşındığını, ancak davalı-kiraya veren tarafından, kira sözleşmesinin 8.maddesindeki muacceliyet şartına dayalı olarak bir yıllık kira bedelinin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, her ne kadar kira sözleşmesinde bu yönde düzenleme var ise de, dairenin fiilen boşaltılmış olması nedeniyle ödenmemiş kiralar ve yeniden kiraya verilecek süre kapsamında borçlu sayılması gerekeceğini belirterek davalının talep ettiği 9.240 TL kira alacağı nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile takip nedeniyle davacıya ödediği toplam 1.950 TL’nin istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mecurun usulünce teslim edilmediğini, bu hususun icra dosyasındaki tebligattan da anlaşılacağını savunarak davanın reddini dilemiş, bilahare mecurun 15.6.2009 da teslim edildiğini ve 1.8.2009 da yeniden kiraya verdiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının 2.310 TL için borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/8036-16394
2-Davacı taraf, davadan önce davalı ile 700.TL verilmesi halinde davaya konu takipten vazgeçileceğine dair anlaştıklarını, davalının banka hesabına 700 TL havale yaptığını bildirerek bu hususta davalı asile yemin teklif etmiştir. Mahkemece, davacının beyanının anahtar tesliminin kanıtlanmasına yönelik bir talep olmadığından kabule değer görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ne var ki, davacının bu beyanı davanın sonucuna etkili olup davacı bu hususta davalı asile yemin teklif edebilir. Öyle olunca, davacının bu husustaki yemin teklifi davalı tarafa yöneltilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8036, K. 2010/16394, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama