KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8127 E., 2010/17489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 22.9.1998 tarihli harici sözleşme ile davalı-yükleniciden... parsel no.lu taşınmaz üzerine yapılan 2.kat 12 bağımsız bölüm nolu daireyi satın aldığını, davalının sözleşmedeki edimini yerine getirmeden taşınmazı kaba inşaat halinde bıraktığını, eksik kalan işlerin kendisince tamamlandığını ve bu hususta tespit yaptırdığını belirterek 7.855 TL eksik ... bedelinin davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşmeye göre yapması gereken ödemeyi yapmadığını, bu nedenle talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmede belirlenen tutarı ödediğini yazılı olarak ispat edemediği, bu nedenle karşı taraftan talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, harici sözleşme ile davalı-yükleniciden satın aldığı taşınmazdaki eksik işler bedeline hükmedilmesini istemiş, davalı da sözleşmedeki bedelin ödenmediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki 22.9.1998 tarihli harici yazılı sözleşmeye göre, satıcı-davalı kat irtifakı kurulduğu anda dairenin tapusunu verecek, tapu verildiği takdirde 6.000 YTL olarak düzenlenen senet iade edilecektir. Dava konusu dairenin davacıya 22.6.2004 tarihinde tapudan devredildiği uyuşmazlık konusu değildir. Öyle olunca, sözleşmenin bu hükmü ile tapudan davacıya devir yapılmış olması birlikte nazara alındığında ödeme yapılmadığına dair ispat yükü davalıya 2010/8127-17489
düşer. Mahkemece, davalıdan bu hususta ispata yönelik tüm delilleri ile, var ise davacının karşı delilleri sorulup alınmalı ve hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek ekrsik inceleme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8127, K. 2010/17489, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama