KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8569 E., 2011/4100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 26.11.1971 tarihinde noterde düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan kendisine intikal edecek 500 metrekare taşınmaz hissesi satın aldığını, bedelini ödediği halde tapu devrinin yapılmadığını ileri sürerek tapunun iptali ile adına tescilini istemiş, 8.5.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile,talebini bedele dönüştürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, 31.12.2007 gününde açtığı birleşen davasında da bakiye 397.195TL bedelle birlikte her iki dosyada talep ettiği toplam 497.195TL’nin asıl dava tarihi olan 23.1.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm,davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/8569-2011/4100
2-Davacı, 23.1.2007 gününde açtığı ilk davasında tapunun iptali ile adına tescilini istemiş, 8.5.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini bedele dönüştürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL’nin davalıdan tahsilini istemiş,31.12.2007 gününde açtığı birleşen davasında da bakiye 397.195TL bedelle birlikte her iki dosyada talep ettiği toplam 497.195TL’nin asıl dava tarihi olan 23.1.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Bu durumda hükmedilen miktarın 100.000TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 8.5.2007 tarihinden, 397.195TL’lik kısmına ise birleşen dava tarihi olan 31.12.2007 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek tüm miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8569, K. 2011/4100, 17 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama