İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/8659 K.2010/16478

Taraflar arasındaki muarazanan önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2010/8659Karar2010/16478Tarih9 Aralık 2010Okuma6 dk · 1.238 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8659 E., 2010/16478 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.238 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki muarazanan önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan ...-... otoyolu 94+700 km.ndeki A tipi otoyol tesisi ile 71+500 km.ndeki D tipi otoyol tesisini yap-işlet-devret sözleşmesi ile devraldığını, A tipi otoyol tesisi için sözleşmedeki yükümlülükler dışında pek çok ilave yatırım yaptığını, D tipi tesisi ise sözlü ve yazılı başvurularına rağmen hiç teslim edilmediğinden işletemediğini, bu nedenle fahiş zarara uğradığını, sözleşmenin iki tesisin ekonomik bütünlüğü gözetilerek yapıldığını, davalı ...'ne başvurarak anılan zararlarının tazmini ya da A tipi otoyol tesisinin işletme süresinin 20 yıl daha uzatılmasını talep ettiklerini,

...'nce talebin kısmen kabul edilerek 18.8.2006 tarihli yazı ile işletme süresinin 50 gün uzatıldığını, davalı ... AŞ.nin de 12.1.2007 tarihli yazı ile tahliye ve teslimi talep ettiğini, verilen ek sürenin zararlarını karşılamadığını ileri sürerek, ek süre verilmesi konusunda tarflar arasında çıkan muarazanın giderilerek, ek sürenin sonu olan 12.1.2007 tarihinden itibaren A tipi tesisin işletme süresinin 20 yıl daha uzatılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... , yap işlet devret sözleşmesinin davalı ... AŞ ile yapıldığını, davalı şirketin taşeron olarak davacıyı görevlendirdiğini, bu nedenle sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşme gereğince işletme süresinin de uzatılamayacağını savunmuş, diğer davalı ... AŞ. de, davalı idarenin bilgisi dahilinde sözkonsu tesislerin davacı şirketin işletmesine verildiğini, D tipi tesisin davalı idarece taraflarına teslim edilmediğinden davacıya teslim edilemediğini, 2010/8659-16478

Sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davalı ... ile davalı ... AŞ. arasındaki 16.3.1994 tarihli sözleşme ile ...-... otoyolu 94+700 km. civarındaki A tipi otoyol hizmet tesisinin projelendirilmesi, yapımı, bakımı, işletilmesi ve 71+500 Km.

Civarındaki D tipi tesisin işletilmesi, bakımı, ve temizliğinin davalı şirkete bırakıldığı, sözleşme süresinin 16.7.2005 tarihinde sona ereceği, yıllara göre idareye gayri safi hasıla üzerinden pay ödeneceği, şirketin idarenin uygun görmesi ve bakan onayı ile göreve ilişkin başka bir şirkete aynı şartlarla devredebileceği, yine şirketin sözleşmede yer alan işleri idarenin onayını alarak başka bir kişi eli ile yaptırabileceği, ve taşınmaz üzerine yapılan tüm tesis ve eklentilerin süre sonunda idareye bedelsiz olarak bırakılarak tahliye olunacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Yine davalı ... AŞ ile davacı arasında imzalanan aynı 16.3.1994 tarihli işletme sözleşmesi ile de.

Karayolları ile petrol ofisi arasındaki sözleşmenin bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu açıklanmış ve sözleşmenin konusunun A tipi otoyol hizmet tesisinin projelendirilmesi, yapımı, bakımı, işletilmesi ve işletme süresince gayri safi hasıla üzerinden ofise yıllık pay ödenmesi ve görev süresi sonunda ofise devri ve D tipi tesisin işletilmesi bakımı ve temizliğinden sözleşmenin devamı süresince işletmecinin sorumlu olduğu, sözleşmenin 11 yıl 4 ay süre ile geçerli olduğu kararlaştırılmıştır.

Davacı şirket tarafından davalı Karayollarına, 3.4.1997 ve muhtelif tarihli yazılarda D tipi tesisin teslim edilmesinin talep edildiği, özellikle, 15.6.2003 tarihli yazı ile, D tipi tesisin teslim edilmemesi nedeniyle mağduriyetin giderilmesi için bu tesisin kendilerince yapılması ve yine mevcut A tipi tesis için ilave yatırımlar yapılması olanağı tanınması şartıyla 29 yıllık ek süre uzatımı talebinde bulunulduğu,

27.12.2005 tarihli davalılar arasında imzalanan belge ile D tipi tesisin eksiklikler nedeni ile teslim alınmadığının tutanak altına alındığı ve davalı ...'nün 18.8.2006 tarihli davacı şirkete yazdığı yazıda, D tipi otoyol hizmet tesisinin görevli şirkete teslim edilmemesinden kaynaklanan gelir kaybının A tipi otoyol hizmet tesisinin toplam geliri gözönüne alındığında 50 günlük süreye karşılık geldiği ve bu sürenin görevli şirkete süre uzatımı olarak verilerek, görev süresi bitiş tarihinin, 50 gün eklenerek , 16.1.2007 olarak belirlenmesinin uygun olduğunun bildirildiği, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Alacaklının, borçludan istemeye yetkili olduğu, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu bir tek edimi yani bir tek alacak veya borcu ihtiva eden hukuki ilişkiye borç veya dar anlamda 2010/8659-16478

Borç ilişkisi denir. Borç, bir sözleşme ilişkisinden yüklenilen edimlerle sınırlı değildir, bu edimlerin yerine getirilmemesinden veya sözleşme dışı haksız eylemden doğan tazminat alacağı da borç kavramı içindedir.

Borçlar Yasasının 96. maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için alacaklının bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.

Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır , kuşkusuz kar mahrumiyetini de içine alır .

Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur. (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.).

Borçlar Kanununun 106. maddesi, sözleşmelerde borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Her zaman için ifa gecikme tazminatı isteğinde bulunabilir. Derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteyebilir. Veya ifadan vazgeçip akdi fesheder ve menfi zararını isteyebilir.

Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur: sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde ; taraflar arasındaki tüm yazışmalar ve ve taraf davranışları bakımından sözleşmenin tarafı idare ile petrol ofisi AŞ nin, sözleşme devrinin tüm hükümlerine uygun olarak sözleşme tarafı olarak davacı ... tanıdığı, davacı şirket tarafından A tipi tesisin inşaa edilerek işletilmekte olduğu, D tipi tesisin ise teslim olunmadığı ve davalı idarenin teslim etme borcu yönünden temerrüdü nedeni ile davacı şirketin derhal ifadan vazgeçerek müspet zararının tahsilini eldeki dava ile talep ettiği anlaşılmaktadır.

Davacının bu talebinin , davalı idarenin 18.8.2006 tarihli yazı ile teslim edilmeyen D tipi tesisi yerine A tipi tesisin işletme süresinin 50 gün uzatılması şeklindeki kabulünün bulunduğu gözetildiğinde, taraflar arasında D tipi tesisin teslim edilmemesinden doğan zararın, A tipi tesisin işletme süresinin uzatılması şeklinde giderileceği konusunda bir mutabakat oluştuğunun kabulü zorunludur. O halde çözümlenmesi gereken husus, 2010/8659-16478

Teslim edilmeyen D tipi tesisin, tüm sözleşme süresi boyunca davacı şirketin sözleşme gereği elde etmesi gereken toplam gelirine ne kadar etkide bulunduğu ve bu gelirin elde edilmesi için gerekli ek sürenin ne kadar olacağı hususudur.

Mahkemece, D tipi tesisin teslim edilmemesi halinin sözleşmede düzenlenmediği, bu tesisin işletme olarak değil davacıya sorumluluk ve yük getiren bir tesis olduğu, bu tesisin işletilmemesi nedeni ile (büfe gibi) gelir kaybının bulunduğu kabul edilse bile, davalı idare yazısında bunun 50 günlük süreye karşılık geldiği gerekçesi ile dava reddedilmiştir.

Mahkemece verilen kararda ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşme ile hedeflenen ve tarafların ekonomik menfaatlerini dikkate alan bir hesaplama ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle A tipi tesis ile D tipi tesisin niteliklerinin , gelir getiren unsurlarının mahallinde yapılacak keşif ile belirlenmesi, iki tesisin birbiri ile koordineli çalışması halinde gelirin artmasına bir etkisinin bulunup bulunmayacağının ve D tipi tesisin teslim edilmemesi nedeni ile uğranılan zararın, A tipi tesisin işletme süresinin ne kadar süre ile uzatılması halinde karşılayabileceğinin , davalı idare tarafından verilen 50 günlük ek sürenin ne şekilde hesaplandığının ayrıntılı ve gerekçeli şekilde konusunda uzman üçlü bilirkişi kurulu vasıtasıyla belirlenerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.

Mahkemece yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8659, K. 2010/16478, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8659
Karar No
2010/16478
Tarih
9 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/8661 K.2010/14070
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/8662 K.2010/19366
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/8666 K.2010/14154
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/8668 K.2010/13614
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2010/8669 K.2010/12136
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/8670 K.2010/9906

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.