KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8737 E., 2011/487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, ... çarşısı 718 nolu dükkânın içerisine 6.000-TL masraf yaptıklarını, davalının 30.03.2005 tarihli tutanakla bu işyerine yapılan masrafları ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak taahhüdünü yerine getirmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu dükkânı taahhütnamede ismi olan, fakat imzası bulunmayan ... ’in kiraladığını, ancak dükkânın oturma ruhsatının alınamadığını ve işyerinin açılamadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında başlamış bir kira ilişkisinin varlığının ve tutanakta belirtilen bedelin inşaat bedeli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının 30.03.2005 tarihli tutanak ile taahhüt ettiği halde 718 nolu dükkânın inşaat maliyetini ödemediğini, başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. 30.03.2005 tarihli “Tutanak” başlıklı belgenin davalı ile ... arasında imzalandığı, ... ’nun davacı şirketin müdürü ve yetkili temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Davalının, davacı ... İnşaat..Ltd.Şti’nin husumet ehliyetine itiraz etmemesi nedeniyle, davacının taraf olarak benimsendiğinin ve 2010/8737 2011/487
dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. 30.03.2005 tarihli “Tutanak” başlıklı belgede, davalının 718 nolu dükkânın inşaat maliyetine karşılık Kandemir Gökçeoğlu’na 6.000-TL ödemeyi taahhüt ettiği, ödenecek meblağın inşaat bedeli olduğu açıktır. Bu durumda mahkemece, davacının, tutanakta belirtilen bedeli davalıdan isteyebileceği gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde, davanın reddine şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8737, K. 2011/487, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama