KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/8920 E., 2010/16524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisinden 1979 yılında resmi olmayan sözleşme ile satın aldığı 1 sayılı parselin, kadastro sırasında adına tesbit gördüğü halde, mirasçı olan davalılar tarafından açılan dava sonucu tapusunun iptal edildiğini ileri sürerek açtığı kuyu bedeli olarak 6.400 TL ile taşınmaz bedeli olarak şimdilik 3.600 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, zamanaşımı defini ileri sürerek davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu 1 sayılı parseli davalıların murisinden kadastro öncesi 20.7.1979 tarihinde satın ve teslim aldığını, kadastro sırasında bağış yaptığı oğulları adına tesbit gördüğünü, onlarında büyükanneleri Döndüye sattıklarını, davalıların açtıkları tesbite itiraz davasında bu satışlar muvaazalı olarak görülerek taşınmazın davalılar adına tescil edildiğini, taşınmaza kuyu açarak sulanabilir hale getirdiğini bildirerek taşınmazın ve kuyunun rayiç değerinin tahsilini talep etmiştir.
Davalılar zamanaşımı definde bulunmuşlardır.
Dava konusu taşınmaz davalıların murisi tarafından 20.7.1979 tarihli sözleşme ile bedeli karşılığı davacıya satıldığı ve zilyetliğinin de devredildiği, davacının oğulları adına dava sonucu alınan tapu kaydı ile büyükannelerine satıldığı, davalılar tarafından büyükanne ......ile davacı aleyhine açılan dava sonucu taşınmazın davalılar adına tescil edildiği ve kararın 27.6.2006 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın dava tarihinde davacının zilyetliğinde olduğu, satış sözleşmesi, davalıların beyanları, açılan ve takipsiz bırakılan el atmanın önlenmesi davası ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Zilyetlik davada zamanaşımını kesen sebeplerdendir. Kaldı ki davacı davalıların murisinden yazılı satış sözleşmesi ile satın almıştır. Sözleşmeden doğan alacak talepleri BK.nun 125.maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalıların davacı ve dava dışı ... aleyhine açtığı tesbite itiraz davası 27.6.2006 tarihinde kesinleşmiş olup, bu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi de geçmemiştir.
Bu nedenle davanın zamanaşımından reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/8920, K. 2010/16524, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama