KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/9089 E., 2011/393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, tüketici kredi sözleşmesi borçlusu olan davalının ihtara rağmen borçlarını ödemediğini, yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, yargılamaya katılmadığı gibi herhangi bir cevapta vermemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, tüketici kredisi borçlusu olan davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek muaccel olan alacağın tamamı için icra takibinde bulunmuştur. 4822 sayılı kanunla değişik, 4077 sayılı kanunun 10. maddesi gereği, muacceliyet şartının gerçekleşmesi için bunun sözleşmede kararlaştırılmış olması, tüketicinin birbirini izleyen en az 2 taksidi ödememesi ve en az 1 hafta süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulması gerekmektedir.
Davalının taksit bedellerini ödemediği belirlenmiş ise de 24.09.2008 tarihli ihtarla hesabın kat edilerek borcun tamamının istendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bankanın çektiği bu ihtarname 4077 sayılı kanunun 10/3 maddesine uymadığı için vadesi gelmeyen taksitler için davacı banka talepte bulunamaz ise de davacı vadesi gelmiş alacaklar için talepte bulunmasına engel yasal bir düzenleme yoktur. Bu durumda
takip tarihi itibariyle davacının vadesi gelmiş alacak miktarı saptanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/9089, K. 2011/393, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama