KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/9113 E., 2010/16578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, daval...Petrol Ürünleri Paz.Tic.Ltd.Şti. ile avukatlık ücret sözleşmesi yaparak diğer davalıya karşı dava açtığını, davalıların anlaşarak dosyanın işlemden kaldırılmasını sağladıklarını, avukatlık ücretinden kaynaklanan alacağından şimdilik 9.000,00 Tl'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ikametgahın ... olması nedeniyle davaya bakmaya ... mahkemeleri yetkili olduğu için yetkisizlik itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya bakmanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi yetkisi içinde kaldığından yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında vekalet sözleşmesi olduğu, davacının işyerinin (Avukatlık Bürosunun) ...nda, davalının ikametgahının ...’de olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
HUMK 9.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. HUMK 10.maddesi genel yetkili mahkeme yanında sözleşmelerden doğan davalarda sözleşmenin icra olunacağı yer mahkemesini de yetkili mahkeme kabul etmiştir. Sözleşmenin yerine getirileceği yeri taraflar serbestçe kararlaştırılabilirler. Şayet taraflar bu konuda bir kararlaştırma yapmamışlarsa akdin ifa edileceği yer BK. 73.maddesine göre saptanmalıdır. BK 73.maddesi “Borcun İfa 2010/9113-16578
edilmesi lazım gelen yer, iki tarafın sarih veya zımnı arzusuna göre tayin edilir” hükmünü öngörmüştür. Somut olayda davacının vekalet ücretinden doğan alacağının nerede ifa edileceğine dair açık bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Ne var ki hayatın olağan akışı içinde ve vekalet ücreti alacağının avukatın işyerinde (bürosunda) ödeneceğine dair zımnı bir anlaşmanın varlığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca para borcuna ilişkin akdin ifa yerinin... olduğunun kabulü ile yetkisizlik itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/9113, K. 2010/16578, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama