KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/9410 E., 2011/892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı tarımsal sulama abonesi olduğunu,davalı kurum tarafından bu aboneliğe dayalı olarak 1.10.2005-17.10.2007 tarihleri arasında elektrik tüketiminden bahisle 22.481,74 TL elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini,elektrik borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatıldığını,aboneliğin bulunduğu taşınmazı 2.08.2000 tarihinde resmi senetle dava dışı 3.kişiye sattığını,satışla ilgili belgelerini davalı kuruma bildirdiğini,abonelikle hiçbir ilgisinin kalmadığını, davalı kuruma itirazlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek aleyhine yapılan takibin iptaline borçlu olmadığının tespitine %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı yararına %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK. 72. maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalının yaptığı icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilmemiştir. Alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamaması takibin kötüniyetli olduğunu göstermez. Mahkemece davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yanlış olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/9410, K. 2011/892, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama