KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/13859 E., 2011/19597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı bankadan konut kredisi kullandığını,kredi kullanımı sırasında kendisinden davalı ile yapılan müzakereye dayalı bir anlaşma olmamasına rağmen 2.400 TL kredi tahsis ücreti ve komisyon dosya masrafı adı altında para tahsil edildiğini belirterek;kesinti yapılan 2.400 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı banka tarafından komisyon ve masraf kesintisi adı altında tahsilat yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ve müzakere edilmeden yapıldığını ileri sürerek 2.400-TL’nin tahsiline karar verilmesi talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede istihbarat ve haberleşme ücretinin tahsil edileceği yönünde hüküm olduğunu,4077 sayılı yasanın 6. maddesine göre bu haksız şart niteliğinde olan düzenlemenin davacı ile tartışıldığını davalının ispat etmesi gerektiğini,buna ilişkin dosyada bir delil olmadığı ve müzakere edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu,
tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici 2011/13859-19597
içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa bunu ispat yükü ona aittir.
6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 26.08.2010 tarihli sözleşme öncesi bilgi formunun masraf ve diğer giderler başlıklı 8. maddesinde yapılacak kesintilere ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, benzer hükmün akdedilen konut finansman sözleşmesinin 6.maddesinde de bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı banka sadece kredinin geri verilmesi için zorunlu olan masrafları tüketiciden isteyebilir.
Kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükü ise davalı bankaya aittir. Aksi halde, masraf ve diğer giderler başlığı altında maktuen belirlenen bir miktarın tüketiciden alınacağına dair hüküm yukarıda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart niteliğinde olur.
Hal böyle olunca, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulup alındıktan sonra, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kredinin kullanılması için zorunlu masrafların neler olduğunun ve miktarının tesbiti bakımından rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/13859, K. 2011/19597, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama