KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/14130 E., 2012/3533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar avukat olduklarını, dava dışı şahıslar tarafından davalı kuruma satışı vaat edilen taşınmazların davalı kurum adına tescili için davalı vekili olarak dava açtıklarını, davanın lehe sonuçlanıp 23.07.1998 tarihinde kesinleştiğini, sözleşme uyarınca kararın kesinleştiği tarihteki taşınmazın rayiç değerinin %20’sinin vekalet ücreti olarak ödenmesi gerektiğini öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000.000.00 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince harçlandırılmış dava değeri üzerinden 91.995.00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm,davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların temyiz itirazlarının reddine,
2-Bozma iamında, davanın reddine karar verildiğine göre davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince harçlandırılmış dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi
gerektiği açıkça belirtilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen harçlandırılmış dava değeri üzerinden değil,dava dilekçesinde talep edilen dava değeri üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/14130, K. 2012/3533, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama