KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/15950 E., 2012/9703 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Ltd. Şti’den satın aldığı aracın boyasında bir ay sonra bozulmalar başladığını bunun üretim hatası olduğunu, tüm davalıların sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek araç bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair 16.11.2009 tarihli kararın davalılar yararına bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda danın reddine, her bir davalı vekili için ayrı ayrı belirlenen 2916,43’şer TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece araçtaki boya ile ilgili ayıbın davalılara süresinde ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu ret sebebi tüm davalılar için aynıdır. Bir başka deyişle tüm davalılar hakkında aynı ve tek nedene dayalı olarak dava reddedildiği için, davalılar ayrı vekil ile temsil edilmiş olsalar dahi tek bir vekalet ücreti verilmesi zorunludur. Mahkemenin tüm davalılar için 2916,43 2011/15950 2012/9703
TL vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzletilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/15950, K. 2012/9703, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama