İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/16618 K.2012/8964

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2011/16618Karar2012/8964Tarih3 Nisan 2012Okuma4 dk · 737 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/16618 E., 2012/8964 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Asli müdahil
... vekili avukat ... Uysal
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murisleri ... ...’in, davalıların murisleri...’ten 22.4.1954 tarihli sözleşme ile bir kısım taşınmazları satın aldığını, satışla birlikte bu yerlerin murisleri ve onun ölümünden sonra da kendileri tarafından kullanıldığını, ancak satış tarihi itibariyle tapusuz olan taşınmazların, tapulama çalışmaları sonunda murisleri adına değil, kök murisin tüm mirasçıları adına tespit edildiğini, daha sonra açılan ortaklığın giderilmesi davası sonrasında da, ...

Satış Memurluğunun 2005/28 sayılı dosyası ile satılarak paraya çevrildiğini, ... Sulh Hukuk Mah.nin 2005/327 sayılı dosyasında hisse satışına ilişkin beyanlarının dikkate alınmadığını, oysa ki söz konusu satış nedeniyle, davalıların taşınmazlarda hak sahibi olmadıkları halde, sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, ...

Satış Memurluğunun 2005/28 sayılı dosyasından davalılar adına isabet eden payların kendilerine ödenmesine, davalılara ödeme yapılması halinde ise, satış konusu taşınmazlara isabet eden ödeme miktarlarının davalılardan mütesessilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, Kadastro Kanununa göre tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava

2011/16618-2012/8964

açılamayacağını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, “kadastro tespitlerinin 5.12.1961 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 20.3.2006 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesi hükmüne göre Kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan evvelki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, murisleri tarafından davalıların murislerinden 22.4.1954 tarihinde satın alınan taşınmazların, tapulama çalışmaları sonunda kendi murisleri adına değil, kök murisin tüm mirasçıları adına tespit edildiğini, davalıların taşınmazlarda hak sahibi olmadıkları halde, sebepsiz olarak zenginleştiklerini ileri sürerek, ortaklığın giderilmesi davası sonrasında davalılar adına isabet eden payların kendilerine ödenmesi, ödeme yapılması halinde ise, satış konusu taşınmazlara isabet eden ödeme miktarlarının davalılardan mütesessilen tahsili istemiyle eldeki davayı açmışlardır.

3402 sayılı Yasa’nın 12/3.maddesinde, “tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” hükmü bulunmakta olup, maddede yer alan on yıllık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu gerek doktrinde gerekse uygulamada kabul edilmektedir.

3402 sayılı Yasanın 1. maddesinde kanunun amacı, “Memleketin kadastrol topoğrafik haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek ve bu suretle Türk Medeni Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmaktır.”, anılan maddenin gerekçesi de, “Bir nevi tasfiye mahiyeti taşıyan bu Kanunun amacı, genel hükümlerden ayrık olarak,

taşınmaz mal mülkiyetinin tespitinde, tapusuz taşınmaz malları tapuya bağlamak tapulu olanların tapularını yenilemek ve sınırlarını arz üzerinde belirleyip haritaya bağlamak suretiyle, Medenî Kanunun öngördüğü şekilde tapu sicilini tesis etmektir.” Şeklinde, yine aynı Kanunun 12/3. maddesinin gerekçesi ise, “Kadastro çalışmaları tamamlanarak kesinleşen tespitlerin, kısa sürede tapu kütüklerine kaydedilme işlemlerinin kesinleşme tarihinden itibaren en geç üç ay içinde bitirilmesi, ayrıca büyük emek ve masrafla meydana getirilen düzenli kütük ve kadastro işlemlerinin korunmasını sağlamak için, kamu ve özel mal ayrımı yapılmadan kadastro

2011/16618-2012/8964 tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı esası getirilmiştir. Burada kadastro işlemlerinin eski olaylara dayanılarak, süresiz olarak askıda bırakılmasının kamu düzenini ters yönde etkileyeceği ve kamu zararı doğuracağı gerçeğinden hareketle mülkiyet hakkı değil sadece hak arama hürriyeti kısıtlanmıştır. Aynı hüküm 766 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde de mevcut olmakla birlikte, on yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi tapu kütüğüne tescil tarihi olarak kabul edilmiştir.” Şeklinde açıklanmıştır.

Görüldüğü üzere tapulama/kadastro yoluyla oluşan sicillerin sık sık bozulmaması ve tapu sicillerinde sürekli bir düzen sağlanması amacıyla, kayıtlara karşı açılacak davaların hak düşürücü süreyle sınırlandırılmış olduğu, bu sürelerin kamu düzeni düşüncesiyle kabul edildiği anlaşılmaktadır. O halde 10 yıllık hak düşürücü sürenin, tapu sicillerinin değiştirilmesine yönelik davalarda uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.

Somut olayda ise, tarafların murisleri arasında yapılmış olan taşınmaz satış sözleşmesine ve davacıların sözleşme tarihinden itibaren devam eden zilyetliklerine rağmen, taşınmazların kadastro tespitlerinin tüm mirasçılar adına yapılmış olması ve 17.11.2005 tarihinde kesinleşen ortaklığın giderilmesine ilişkin karar üzerine davalıların sebepsiz zenginleşmelerinden kaynaklanan alacak istemiyle eldeki dava açılmış olup, satış konusu taşınmazların tapularının iptali ile tescili talep edilmemiş olduğundan, 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinin uygulanması söz konusu değildir.

O halde mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/16618, K. 2012/8964, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16618
Karar No
2012/8964
Tarih
3 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16619 K.2012/9288
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16625 K.2012/9141
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16630 K.2012/9154
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/16630 K.2012/9748
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16633 K.2012/9153
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16634 K.2012/8921

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.