KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/17326 E., 2012/1446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firmadan satın aldığı ve bedelini ödediği klimanın sözleşme gereği 30 gün içinde teslim edilmesi gerektiği halde teslim edilmediğini, davalının son olarak malı teslim edemeyeceğini bildirdiğini, malın süresinde teslim edilmemesi ve davalının malın tesliminden vazgeçmesi nedeniyle ödediği bedelin faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece yargılamanın devamı sırasında ürünün davacıya teslim edildiği gerekçesi ile davanın konusuz kalması nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu klima yargılama sırasında davacıya teslim edilmiş olup bu nedenle dava konusuz kalmış ise de; öncelikle halledilmesi gereken husus, davalının böyle bir dava açılmasına sebebiyet verip vermediğidir. Somut olayda, davacıya sözleşmede kararlaştırılan klima yerine başka bir klima teslim edilmeye çalışıldığı, davacının bunu kabul etmeyip, sözleşmede kararlaştırılan malın teslimi hususunda iradesini sürdürdüğü açıktır.
Davacının hemen sözleşmeden caymayıp makul bir süre beklemesi ilarihaye bekleyeceği anlamında kabul edilemez. Bu itibarla davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin kabulü zorunludur. Böyle olunca; dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri ile sorumlu tutulması ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/17326, K. 2012/1446, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama