KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/18757 E., 2012/2548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 11.5.2007 tarihinde konut kredisi kullandığını, isteği dışında bir yıllık hayat sigortası yapıldığını, başka çaresi olmadığı için haksız uygulamayı kabul ettiğini, 31.5.2007 tarihinde yönetmelik değişmesine rağmen bilgilendirilmediğini, hayat sigortası primlerinin hesabına borç kaydedilmeye devam edildiğini, 2.770,16 TL'nin haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemlerde sözleşmeye aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava, kullanılan konut kredisi nedeniyle ödenen hayat sigortası primlerinin istirdadına ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı bankanın kullandırdığı kredinin teminatını teşkil etmek üzere kredi kullanan borçluyu hayat sigortası yaptırmak istemesinde her iki tarafın menfaatinin olduğu açık olup, bunda genel işlem şartlarına aykırılıktan söz edilemez. Davacı konut kredisini 11.5.2007 tarihinde kullanıldığına göre 31.5.2007 tarihinde yürürlüğe giren konut kredileri ile ilgili yönetmelik hükümlerinin somut olayda uygulama olanağı da yoktur.
Davacı hayat sigortasını bir başka sigorta şirketine daha ucuz prim ile yaptırabileceği halde bundan mahrum
edildiğini de ileri sürmemiştir.Şayet dava tarihine kadar bir risk gerçekleşmiş olsa idi, davacı veya varislerinin sigorta tazminatından yararlanacakları da bir gerçekti. Böyle olunca sözleşmenin ifa edilen süresi ile ilgili böyle bir talepte bulunmanın TMK'nin 2.maddesinde belirtilen iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMA nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/18757, K. 2012/2548, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama