KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19274 E., 2012/4823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1.11.2001-1.11.2008 tarihleri arası davalının sahibi olduğu taşınmazda kiracı olarak oturduklarını, taşınmaza ilişkin kira bedelinin tamamını 2008 yılı 11. ayına kadar ödediklerini, 2008 yılı 10. ayında taşınmazı tahliye edeceklerini davalıya bildirmelerine rağmen davalıya ulaşamadıklarından anahtarı teslim edemediklerini, noter aracılığıyla davalıya gönderdikleri 13.11.2008 tarihli ihtarnamede davalıdan taşınmazı teslim almasını, aksi halde sorumluluk almayacaklarını bildirdiklerini, ihtarname sonrası davalının taşınmazı teslim alacağını söylemesine güvendiklerini,
ancak davalının 24.11.2008'de vekili marifetiyle kira sözleşmesinin yenilendiğini, bütün yıl kira bedelini istediğini ve bu nedenle icra takibi başlatıldığını bildirdiğini, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla tevdi mahalli tayin ettirerek, anahtarları tutanakla mahkemeye teslim ettiklerini, davalının anahtarı almaktan imtina ettiğini, boş olarak teslim edilen taşınmaz için kira bedeli talebinin haksız olduğunu ileri sürerek, ...
8. İcra Müdürlüğünün ilgili takip dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir
Davalı, davacının taşınmazı tahliye edeceğine dair bir bildirim yapmadığı gibi, kira bedelini de ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının takibe konu alacaktan 7.800,00 TL TL asıl alacak, 2,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.802,56 TL borçlu olması nedeniyle 2011/19274 2012/4823
23.400 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.'nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, ayrıca kötü niyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez.
Somut olayda, davalının TMK'nun 2. ve 3. maddelerine aykırı davrandığı, anahtarı almayarak fazla kira bedeli tahsil etmeye çalıştığı mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, davalı alacaklı aleyhine, menfi tespit davası yönünden davanın kabul edilen kısmı üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/19274, K. 2012/4823, 29 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama