KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19540 E., 2012/4571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, dava konusu aracı ilk maliki olan dava dışı ... isimli kişiden satın aldıklarını,bu aracın davacı ... ve ...'in oğulları diğer davacılar ... ve ...'nin kardeşi olan ...'ın kullanımında iken meydana gelen trafik kazası sonucu aracın hava yastıklarının açılmaması nedeniyle vefat ettiğini ileri sürerek tüm davacılar için toplam 600.000 TL manevi tazminat ile davacı anne ve baba için toplam 20.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini,dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesini veya aracın değeri olan 38.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Paz. Tic. A.Ş. davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil
olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olaya ilişkin uyuşmazlıkta davacıların tüketici sıfatıyla ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararı ,satıcı sıfatı bulunan davalıdan talep ettiği anlaşılmakla, 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 3. maddesinde düzenlenen satım sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/19540, K. 2012/4571, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama