KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19664 E., 2012/24083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, asıl ve birleştirilen davaları açarak, davalıların kök murisinden, harici ve resmi sözleşmeler ile taşınmazlar satın aldıklarını, bu taşınmazların üzerine binalar yaptıklarını, tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazların, bugünkü değerlerinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalar, terditli açılmıştır. Hem tespit talebi, hem de satılıp tapuda devredilmeyen taşınmazların dava
tarihindeki değerleri istenmiştir. Hukuki yarar bulunmadığından, tespit talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Mahkemece, taşınmazlar davacıların elinden alınmadığı için, alacak davaları da reddedilmiştir. Oysa sözleşmeler geçersiz de olsalar, davacıların alacak davası açmakta hukuki yararları vardır. Çünkü davalılar tarafından davacılar aleyhine tahliye veya müdahalenin men'i davaları açılabilecektir. Tarafların delilleri toplanıp, değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde alacak davalarının reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/19664, K. 2012/24083, 22 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama