KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19822 E., 2012/14899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
. Taraflar arasındaki tüketici tarafından açılan devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile 30.9.2001 tarihinde devre tatil sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 15.maddesinde yıllık bakım aidatının 15 yıl oyunca 100 dolar olarak belirlendiği halde, 3.12.2008 tarihli yazı ile 150 dolar aidat talep edildiğini, bu nedenle 2008 yılından itibaren devre tatilini kullanamadığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile sözleşme bedelinden 8 yıllık kullanım bedelinin mahsup edilerek bakiye bedelin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin feshi ile 4.399 TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı şirket arasındaki 30.9.2001 tarihli devre tatil sözleşmesinde, Ilgaz Mountain Resort tesislerinde 35.haftanın 15 yıl boyunca kullanımının davacıya tahsis edildiği, sözleşmenin 15/e maddesinde yıllık bakım aidatının 100 dolar olup, 15 yıl boyunca sabit olduğunun belirtildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 3.12.2008 tarihli yazıda senelik aidat bedelinin 150 dolar olarak uygulanacağının bildirildiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, aidat bedelinin artırımlı olarak talep edilmesinin sözleşmeye aykırı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 6/B maddesinde devret tatilin
2011/19822-14899
tanımı yapılmış olup, 13.6.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Devre Tatil Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik’in 5.maddesinde de, devre tatil sözleşmelerinde yazılması zorunlu olan hususlar açıkta belirtilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 5/h maddesinde; “sözleşme konusu hakkın kullanılması karşılığı olarak tüketici tarafından ödenecek bedel, ortak tesislerin ve hizmetlerin kullanımı için ödenecek bedel, vergi, harç gibi zorunlu yasal giderler ve genel idari masrafların ne şekilde hesaplanacağına ilişkin açıklamalar”ın sözleşmede yazılı olarak yer alması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Bu yasal düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı gibi, tüketicinin, devre tatil hakkının kullanması karşılığı tesislerin ve hizmetlerin kullanımı için ve yine genel idari masraflar için bir bedel ödeyeceği hususunda bir duraksama olmamalıdır. Ne var ki, bu aidat ve genel idari masrafların fahiş ve keyfi olarak belirlenmemesi gerekir.
Devre tatil sözleşmeleri 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında düzenlenmiş olup, kamu düzeni ile ilgilidir. Kaldı ki, devre tatil sözleşmeleri iki taraflı sözleşmeler olup, her iki tarafa da edimler yüklemiştir. Bu nevi sözleşmelerin karşı taraf temerrüde düşürülmeden tek taraflı olarak askıya alınması veya feshi mümkün değildir. (BK.
M.106.) Davacı aidat bedelinin sözleşmeye aykırı olarak 150 dolar olarak talep edildiğinden bahisle sözleşmenin feshi isteği ile eldeki davayı açmıştır. Ancak davacı tarafından 2008 yılına kadar tatil hakkınnı kullanıldığı ve başkaca bir fesih nedeni de ileri sürülmediğine göre, aidat bedelinin sözleşmede belirlenenden fazla talep edildiği gerekçesi ile sözleşmenin feshinin talep edilmesi mümkün değildir.
Davacı ancak aidat beldelinin sözleşmeye uygun hale getirilmesini talep edebilir. Açıklanan nedenle fesih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/19822, K. 2012/14899, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama