KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/20629 E., 2012/25047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı ..... avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinedi yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...'nın vekili sıfatıyla ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2413 Esas sayılı dosyası ile diğer davalı .... aleyhine icra takibi başlattığını, alacaklı ve borçlunun haricen anlaşarak dosyanın takipsiz bırakıldığını, ödenmesi gereken avukatlık ücretinin ödenmediğini, ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/8017 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takibe giriştiğini, davalıların takibine haksız itiraz ettiklerini öne sürerek, itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının A.A.Ü.T'ne talep ettiği alacağını atiye terk ettiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00.TL'nin takip tarihi 24/12/2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı.... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı avukat, davalılardan avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan alacağının istemiyle eldeki bu davayı açmış, 21.01.2011 tarihli duruşmada,A.A.Ü.T'ne göre
hesaplanan miktar üzerindeki alacağının atiye bırakılmasını istemiştir. Davalı muvafakat etmemiştir. Usul Hukukumuzda davayı atiye bırakma diye bir müessese yoktur. HMK'nun 123. maddesine göre davalının rızası olmaksızın davacı davasını geri alamaz. Davalı tarafın bu konuda açık bir rızasının bulunmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Öyle olunca mahkemece,davacının 21.01.2011 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/20629, K. 2012/25047, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama