KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/21094 E., 2012/6016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; 01.01.1997 tarihli süresiz ... sözleşmesi ile davalı şirkette hostes olarak çalıştığını, davalı şirketin 30.11.2007 tarihli ihtarname ile ... akdini haksız olarak, tek taraflı ve ihbar sürelerine uymadan feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 5.200-TL kıdem tazminatının ve 2.000-TL ihbar tazminatının ödetilmesini istemiş, yargılama esnasında ıslah dilekçesi ile de kıdem tazminatı talebini 13,363,80 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ; davacının ... Kanununa tabi olmadığını, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ... Kanunu’na tabi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 29.04.2010 tarih ve 2009/11889 Esas ve 2010/6739 Karar sayılı Bozma ilamı ile “taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davacının, ...
Kanunu kapsamında düzenlenen kıdem ve ihbar tazminatını talep edebileceği, böyle olunca, mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, “Davacının davasının kabulü ile 13,363,80 TL kıdem tazminatının ... akdinin fesih tarihi olan 30/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile, ihbar tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 1.939,37 TL ihbar
2011/21094-2012/6016 tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle yürürlükteki AAÜT gereğince belirlenen 1.603,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı eldeki dava ile, 13,363,80 TL kıdem tazminatı ile 2.000 TL ihbar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece kıdem tazminatı yönünden davanın kabulüne, ihbar tazminatına yönelik talebin kısmen kabulü ile 1.939,37 TL ihbar tazminatının davalıdan tahsiline ve toplam 574,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HMK 326.maddesine göre kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiği, maddenin 2.fıkrasında ise; davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı hüküm altına alınmıştır.
Buna göre; mahkemece, ihbar tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte, davanın kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken tüm yargılama giderinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece ihbar tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olmasına göre; reddedilen tutar üzerinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yasanın 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/21094, K. 2012/6016, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama