KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/21160 E., 2012/15092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ekmek fırını olarak işletilen taşınmazı 25.9.2002 tarihinde mal sahibi dava dışı ...dan oğlu ... ...'nun işletmesi için kiraladığını, bu fırını oğlu dava dışı ... ile davalının adi ortaklık şeklinde birlikte işletmesi için davalı ile anlaştıklarını, 2009 yılı başına kadar bu şekilde çalıştırılan fırının davalı tarafından 3. kişilere kiraya verildiğini ileri sürerek davalının fırına müdahalesinin önlenmesi ile fırının tarafına teslimini istemiştir.
Davalı, 1996 yılından beri fırını kendisinin çalıştırdığını, davacı ile fırın konusunda bir anlaşmasının bulunmadığını, davacının oğlu ... ile sözlü anlaşmalarına rağmen ...'ın anlaşmaya riayet etmediğini, işyerini halen kendisinin çalıştırdığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ve davalının dava konusu fırını mal sahibi dava dışı şahıstan ayrı ayrı kira sözleşmeleri ile kiraladıklarını, davacının kira sözleşmesinin daha önce tarihli olup, halen geçerli olduğu, davalının daha yeni tarihli sözleşmeye dayanarak taşınmaza el atamayacağını gerekçesiyle davalının fırına müdahelesinin men'i ne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, dava dışı şahıstan yine dava dışı oğlu ... için kiraladığı fırında oğlu ... ile davalının adi ortaklık oluşturarak birlikte çalıştırdıklarını ileri sürmüş, davalıda davacı ile bir ilişkisinin 2011/21160 2012/15092
bulunmadığını, ... ile sözlü olarak anlaştıklarını savunmuştur. Davacının iddiası dava dışı oğlu ... ile davalının fırın işletmeciliği hususunda adi ortaklık oluşturulduğu şeklindedir. Hal böyle olunca davadaki davacı sıfatına davacının değil davacının oğlu ... ...'nun sahip olması zorunludur. Davada husumet ehliyeti mahkemece, taraflar ileri sürmese dahi re'sen gözetilmek zorundadır. Mahkemenin değinilen bu yönü gözeterek davayı davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddetmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenene göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/21160, K. 2012/15092, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama