KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2011/2590 E., 2011/10311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile hazır sıcak yemek hizmeti vermesi için sözleşme düzenlendiğini, davalı şirket çalışanlarından ...'nun ... ve davalı şirket aleyhine işçilik haklarına dair açtığı iki ayrı dava sonucunda işçiye 18.03.2010 tarihinde 1.617,57 TL, 19.03.2010 tarihinde de 5.011,51 TL olmak üzere toplam 6.629,08 TL ödemede bulunulduğunu, davalı ile aktedilen sözleşme ve eki genel şartname hükümlerine göre çalışacak işçilerin ... kanunu ve diğer kanunlara göre bütün sosyal hakları ile bütün yasal sorumlulukların yüklenici davalı firmaya ait olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirket çalışanına ödenen toplam 6.629,08 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren başlatılacak yasal faizleri ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya bakmaya Sulh Mahkemelerinin görevli olduğunu bildirerek itirazda bulunmuş, ayrıca davanın esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK'nun 8/1 maddesi gereğince değeri 7.230.TL'ye kadar olan davalar, 1.1.2010 tarihinden itibaren Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girer. Dava dilekçesinde belirtilen dava değeri 6.629,08 TL olup, davacı da bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Görevin belirlenmesinde bu miktarın esas alınması gerekir.
Dolayısıyla somut olayda müddeabihin değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olup Mahkemece, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilip karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/2590, K. 2011/10311, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama