KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/4534 E., 2011/11443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesi ile toplam 30.000 Euro gönderdiğini, davalının bu borcun 9.985 Euro'sunu ödediğini, ancak kalan kısmını ödemediğini, davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, icra takibi dayanağı banka dekontlarındaki parayı davacının borç olarak değil, kendisinden aldığı borcu ödemek için gönderdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin yemin teklifinden vazgeçtiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya verdiği 30.000 Euro'nun 9.985 Euro'su dışında kalan kısmın ödenmediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Her ne kadar taraflar arasında davalıya gönderilen paranın borç olarak gönderildiğine dair yazılı bir belge yok ise de, tarafların kardeş olması nedeniyle HUMK'nun 293. maddesi gereğince tanık dinlenebilir. Nitekim mahkemece de bu konuda tarafların tanık delili toplanmıştır. Dinlenen tanıklardan özellikler davacının ve davalının kardeşi ...
davacının davalıya borç verdiğini, borç miktarının yaklaşık 10.000 Euro'sunun itfa edildiğini, 5.000 Eurosu'nun da davalı tarafından borcuna karşılık olarak kardeşinin kanser hastalığı nedeniyle gönderildiğini belirtmiştir. Bu tanığın ifadesi dosya içeriğine uygun olmakla, bu durumda davacıya HUMK 356. maddesi gereğince tamamlayıcı yemin yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/4534, K. 2011/11443, 13 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama