KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/4844 E., 2011/11447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı kurum sigortalısı davacı ...'nin hastane raporları çerçevesinde fotoferez tedavisi aldığını, davacı şirket ile Emekli Sandığı arasında 2001 yılında imzalanan sözleşmeye göre tedavi başına belirlenen ücretin 1.716 USD olduğunu, ödemelerin bir müddet düzenli olarak yapılmasına rağmen Emekli Sandığı ile davacı şirket arasında çıkan ihtilaf üzerine sözleşmenin Emekli Sandığı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, Emekli Sandığı'nın bu çerçevede SSK ve Bağkur'a yazı yazarak kendilerine yapılması gereken ödemeleri engellediğini, davalıya ihtarname göndererek icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüklerini,
davalının icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile, her ne kadar icra takibinde yasal faiz üzerinden hesaplama yapılmış ise de, fatura tarihleri esas alınarak reeskont faizi üzerinden takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, fotoferez tedavisinin SSK ile davacı şirket arasında yapıldığını, davalı kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, reeskont faizi ve icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına 8.689,45 TL asıl alacak ve 209,97 TL işlemiş faiz yönünden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanarak takibin bu şekilde devamına, dava konusu yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacağın bilirkişi incelemesi sonucunda belirlendiği ve davacının başka zararının oluşmadığı gerekçesiyle bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/4844, K. 2011/11447, 13 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama