KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/4865 E., 2011/13917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalı ile arasında süren ticari ilişkide, davalının bedel almadan mal verdiğini, para ödeninceye kadar geçen süre içinde geçerli olmak üzere davalıya bono düzenleyip bedel hanesini açık olarak verdiğini,ancak boş bonoyu davalının satıp teslim etmediği emtia bedeli olarak doldurarak icra takibi başlattığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine ve takibe esas alınan senedin iptaline, davalının kötü niyetli ve haksız olarak icra takibi yapmış olması nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı yararına %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK. 72. maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davasında, dava açılmasına neden olan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalının yaptığı icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilmemiştir. Alacaklının alacağın varlığını kanıtlayamaması takibin kötüniyetli olduğunu göstermez. Mahkemece davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi yanlış olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/4865, K. 2011/13917, 5 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama