KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/5276 E., 2012/429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... geldi davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının taşınmazlarının satışına aracılık etmesi için kendisine başvurduğunu, aralarında ... komisyon sözleşmesi ile 21.03.2006 tarihli vekalet sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmedeki edimlerinin bir kısmınını yerine getirdiği halde davalının haklı bir neden yok iken 25.01.2008 tarihinde azlettiğini, bilahare ... sözleşmesini de 13.02.2008 tarihinde feshettiğini, davalının komisyon bedeli ve hizmet bedelini ödemediğini ileri sürerek toplam 111.625,00 TL alacağının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya verdiği tellalık ve vekalet hizmetinden dolayı ödenmeyen alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda da davacının verdiği hizmet karşılığı alacağının 65.650,00 TL olduğu saptanmıştır. Davalı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacıya ödeme yaptığına ilişkin belgeler ibraz etmiş ve bunun mahsubunu istemiştir. Ödeme def’i yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemece resen gözönüne alınır.Hal böyle olunca davalının ibraz ettiği belgelere karşı davacının diyeceği sorulup, bu ücretin ödendiği sabit olduğu takdirde mahsup işleminin yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup , bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/5276, K. 2012/429, 18 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama