İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/5556 K.2011/7757

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2011/5556Karar2011/7757Tarih11 Mayıs 2011Okuma5 dk · 1.010 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/5556 E., 2011/7757 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2011
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.010 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 260.000,00.TL değerindeki evinin 50.000,00.TL üzerinden ipotek edilmek suretiyle davalı Bankadan 20.000,00.TL’lik kredi kullandığını, kredinin ödenmesi sırasında ipotek gideri, hayat sigortası ve komisyon gideri olarak 3.000,00.TL’ nin kesildiğini, ayrıca üç kez bilgisi dışında emekli maaşından da 1.939,00.TL kesildiği gibi, 02.09.2008 tarihinde üç aylık emekli maaşının tamamına da el konulduğunu, gerek kredinin ödenmesi sırasında gerekse daha sonra maaşından kesilen hayat sigortası prim miktarlarının çok fazla olduğunu ileri sürerek, davalı bankanın fazla miktarda kesmiş olduğu hayat sigortası priminin tespit edilerek taksit borçlarından düşülmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, kullanılan krediden dolayı hayat sigortası yaptırılmasının, 22.01.2007 tarihli sözleşmenin IV. Maddesinde açıkça hüküm altına alındığını, davacı ve kefiline bu hususta bilgi de verildiğini, banka mevzuatınca öngörülen konut ve hayat sigortalarının, müşteri ve konutunu her türlü tehlikeye karşı korumak ve vefatı halinde kefillerinin ve mirasçılarının mağdur olmalarını önlemek amacını taşıdığını, sözleşme gereğince davacının Bankaya vermiş olduğu 22.01.2007 tarihli virman talimatına istinaden yapılan kesintilerde de herhangi bir yanlışlık bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, bankanın kendi programı dahilinde davacının yaşı dikkate alınarak yapılan sigorta prim hesaplamalarının, genel mektup esaslarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine “Taraflar arasında 22.1.2007 tarihinde 60 ay vadeli 20.000,00.TL miktarlı ipotekli finansman kredisi imzalandığı, davacıya kredi kullandırılırken hayat sigorta primi, komisyon ve ipotek masrafı olmak üzere 3.000,00.TL kesinti yapılarak kalan miktarın ödendiği, yapılan kesintinin 2.123,43.TL’lik miktarının hayat sigortasına ilişkin bulunduğu, aynı nedenle 2008 yılında davacıya ait banka 2011/5556-7757

Hesabından kesilen 2.929,09.TL miktarla birlikte davacıdan iki yılda toplam 5.052,52.TL hayat sigortası priminin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gerekli bilgi ve belgelerin dosyada mevcut olmaması nedeniyle yeniden herhangi bir hesaplama yapılmamışsa da, banka tarafından yapılan hesaplamanın bilgisayar ortamında yapılmış olması, davacının 2007 yılında 81, 2008 yılında ise 82 yaşında olması nedenleriyle uygulamanın doğru olduğu, 7638 sayılı Genel Mektupta belirtilen hususlara da uyulduğu belirtilmiş, davacı ise, ipotekli kredilerin de konut kredisi kapsamına alındığını, davalı Bankaya ait 15.9.2006 tarihli “Bireysel Kredilerde Hayat Sigortası” konulu “Genel Mektup”ta belirtilen hususların dikkate alınmadığını ileri sürerek,

bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.

Davacının itirazında bildirmiş olduğu dosyada mevcut olan söz konusu 7638 sayılı “Genel Mektup” ta, riskin minimize edilmesi amacıyla, tüm bireysel kredi ürünlerinde hayat sigortasının zorunlu olduğu belirtildikten sonra, hayat sigortası primlerinin, konut ve taşıt kredilerinde ortalama yaş, ihtiyaç kredilerinde ise gerçek yaş üzerinden hesaplanacağı açıklanmış, 4. pragrafında da, “Hayat sigortaları ile ilgili olarak müşteri şikayetlerine sebep olunmaması ve müşteri memnuniyetinin sağlanması amacıyla taksitli kredilerde sigorta primlerinin gerçek yaş,

ortalama yaş esasına göre hesaplanıp hesaplanmadığına bakılmaksızın kredi borcu tamamen tahsil ve tasfiye edilinceye kadar, yıllık olarak azalan bakiyeler sistemine göre tahsil edilecektir.” Hükmü getirilmiş olup, davacı dava konusu olayda da “taksitli kredi” söz konusu olduğundan, sigorta primlerinin mektupta belirtildiği gibi “yıllık olarak azalan bakiyeler sistemi”ne göre tespit ve tahsili gerekirken bunun yapılmadığını, nitekim davalı Bankanın Bireysel Krediler Daire Başkanlığına 7.11.2008 tarihinde iletmiş olduğu şikayet üzerine,

krediyi almış olduğu Bankanın Necatibey şubesinin hatasından döndüğünü ve 2009 yılı hayat sigortası primini, 2.800,00.TL’den 98,78.TL’ye düşürdüğünü belirtmiştir. Gerçekten de davacının ibraz etmiş olduğu “Başak Sigorta” tarafından düzenlenen “Hayat Sigortası Sertifikası”nda, 2009 yılı için sigorta yenileme işlemi olarak 98,78.TL tahsilat yapıldığı görülmektedir. Mahkemece davacının itirazları üzerinde durulmadığı gibi, bilirkişiden ek rapor da alınmamıştır.

Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece davacının yukarda açıklanan itirazları üzerinde durularak, davacıya ait 2009 yılına ilişkin hayat sigortası poliçe bedelinde yapılan değişikliğin nedenleri de araştırılmak suretiyle, dava konusu sigorta primlerinin hesaplanmasında “Genel Mektup”ta belirtilen esaslara uyulup uyulmadığı incelenip değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi” gerektiği bahisle Dairemizce bozulması üzerine,

mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda “tüketicinin, tüketici kredisi hizmetini almak istemesi durumunda bankaların hayat sigortası ile isteğe bağlı sigortaların yaptırılmasını tüketiciye ön koşul olarak ileri sürmesinin 4077 sayılı yasanın 5. ve 6. maddesine aykırı olduğu ve yapılan kesintilerin iadesi gerektiği ancak davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması ve dava dilekçesinde faiz istenmediği” gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2011/5556-7757

4.4000.00.TL' nın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Mahkemenin ilk kararında, davanın reddine karar verilmiş, “davacıya ait 2009 yılına ilişkin hayat sigortası poliçe bedelinde yapılan değişikliğin nedenleri de araştırılmak suretiyle, dava konusu sigorta primlerinin hesaplanmasında “Genel Mektup”ta belirtilen esaslara uyulup uyulmadığı incelenip değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle Dairemizce bozulması üzerine, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi ve hayat sigortası ile ilgili düzenlemenin haksız şart niteliğinde olmadığı,

bu şekilde düzenleme yapılmasına yasal bir engel bulunmadığı hususu bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu husus davalı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir.

Hal böyle olunca temyize konu kararda da, özellikle bilirkişi Cihat Şerbetçioğlu tarafından tanzim olunan ve dosyada mevcut bilirkişi rapor ve ek raporlarında da ayrıntılı ve doğru bir şekilde belirtildiği üzere 7638 sayılı Genel Mektup' ta sigorta poliçelerinin yıllık olarak yapılacağı ve o tarih itibariyle gerçek yaş üzerinden primlerin ödeneceği ayrıca davacının lehine olarak 21.01.2008 tarihinde yürürlüğe giren 18.01.2008 tarihli genel mektupta ise prim ödemelerinin ortalama yaş üzerinden hesaplanacağı belirtilmesine rağmen davalı tarafından 2007 yılı hayat sigortasının 22.01.2007 – 05.12.2007 tarihleri arasında 318 günlük ve 06.12.2007

– 05..12.2008 tarihleri arasında gerçek yaş üzerinden priminin hesaplanması, davacının aleyhine ve davalı banka tarafından düzenlenen genel mektuplara aykırı olmuştur. Bu durumda davacının kullandığı kredi yönünden hayat sigortası poliçesinin, 1. yıl yönünden 22.01.2007 – 21.01.2008 tarihleri arasında gerçek yaş üzerinden.

2. yıl yönünden 22.01.2008 – 21.01.2009 tarihleri arasında ve 3. yıl yönünden 22.01.2009 – 21.01.2010 tarihleri arasında ortalama yaş üzerinden hesaplanması ve buna göre ödenmesi gereken primler ile davacıdan yapılan kesintilerin karşılaştırılarak davacıdan yapılan kesintilerin fazla olması halinde bu miktarların kesinti tarihleri itibariyle mevcut borçtan mahsubuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece, usulü kazanılmış hak ilkesi de gözardı edilerek az yukarıda belirtildiği şekilde yanlış gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte gösterilen nedenle davacı ile davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 11.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/5556, K. 2011/7757, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5556
Karar No
2011/7757
Tarih
11 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5556 K.2011/6536
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/5556 K.2011/6729
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5557 K.2011/6532
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5557 K.2011/6746
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5558 K.2011/6533
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5558 K.2011/5950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.