İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/6890 K.2012/1833

... vekili avukat ... ile ... 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.6.2008 gün ve 97-208 sayılı hükmün Dairemizin 12.2.2010 tarih ve 11051-1610 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi…

Esas2011/6890Karar2012/1833Tarih2 Şubat 2012Okuma4 dk · 750 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/6890 E., 2012/1833 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Şubat 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

750 kelime·4 dk okuma

... vekili avukat ... ile ... 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Fatih 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.6.2008 gün ve 97-208 sayılı hükmün Dairemizin 12.2.2010 tarih ve 11051-1610 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, davalıların ... ilçesi, İğneada köyünde bir tatil köyü kurmak istediklerini, bu tatil köyüne kendisinin de ortak olmasını söylediklerini, teklifi kabul ettiğini, bu amaçla kendilerine 415.000 DM ödediğini davalıların aldıkları taşınmazları kendi adlarına kaydettirdiklerini, ortaklığın kurulmadığını, dolandırıldığını anladığını ödediği paranın tahsili amacıyla davalılara karşı takip başlattığını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davacı ve dava dışı diğer ortaklarla bir araya gelip tatil köyü kurmak istediklerini davacının bu işe öncülük ettiğini, tatil köyüne arsasını dava dışı ... satın aldıklarını, arsanın tapusunun kendileri ve dava dışı diğer ortak ... adına tescil edildiğini, daha sonra satışı gerçekleştirilen arsanın tapuda gösterilen miktarın çok altında olduğunu öğrendiklerini, arsa sahibi ve tapu görevlilerinin birlikte hareket ederek tüm ortakları dolandırdıklarını, davacının 415.000 DM 'yi kendilerine değil, dava dışı arsa sahibine ödediğini, tüm ortakların arsa sahibine 1.500,00 DM ödediğini bu işten tüm ortakların zarar gördüğünü, Devlete karşı açılan tazminat davasının devam ettiğini, hükmedilen tazminattan davacının payının ödeneceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davalılardan ...'ın davacıya gönderdiği 9.4.2004 tarihli ihtarnamesinin borç ikrarı mahiyetinde olduğu gerekçe gösterilmek ve tanık beyanları esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; 2011/6890 2012/1833

Davalıların temyizi üzerine Dairemizce davalılardan ...'ın davacıya gönderdiği 9.4.2004 tarihli ihtarnamenin borç ikrarı niteliği taşımadığı, olayda miktar itibariyle da tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı bu durumda davacıya yemin hakkı hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bu kez davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacı bu davasında tatil köyü kurmak amacı ile davalılarla bir araya geldiklerini, ortaklık tekliflerini kabul ettiğini, bu amaçla kendilerine 415.000 DM ödediğini, davalıların alınan arsaları kendi adlarına tapuda tescil ettirdiklerini, kendisini dolandırdıklarını ileri sürerek ödediği paranın tahsili amacıyla talepte bulunmuş;

davalılar ise davacının öncülüğünde ortaklık işine girdiklerini, dava dışı arsa sahibine bu amaçla toplam 1.500.000 DM ödediklerini, davacının da eldeki davaya konu ettiği 415.000 DM arsa sahibi ... ödediğini alınan arsaların kendileri ve dava dışı diğer ortak ... adına kaydedildiğini, meğerki arsa sahibinin tapu görevlileri ile biraraya gelerek anılan taşınmazların tapudaki yüz ölçümlerini çok yüksek göstermek suretiyle tüm ortakları dolandırdıklarını, tapu kaydının yanlış tutulmasından dolayı Devlet'e karşı açtıkları tazminat davasının devam ettiğini kazanılan tazminattan davacıya hissesinin ödeneceğini savunmuşlardır.

İddia, savunma ve dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı gibi davacı, davalılar ve dava dışı bir kısım şahıslar arasında adi ortaklık şeklinde bir tatil köyü kurmak amacı ile dava dışı arsa sahibi ... 768,769 ve 973 parsel sayılı taşınmazların satın alındığı bu taşınmazlardan 768 parselin davalı ..., 769 parselin diğer davalı ...

973 parselinde dava dışı ortaklardan ... adına kaydının yapıldığı, ne varki bu taşınmazların tapuda olduklarından çok daha m2 olarak fazla gösterilmesi ve gerçek miktarlarının yansıtmaması nedeniyle ortak amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, ancak taraflar ve dava dışı diğer ortaklar arasında bu şekilde bir adi ortaklığın kurulduğu anlaşılmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki bu tür adi ortaklıkların tüzel kişilikleri bulunmadığından taraf ehliyetleri de bulunmamaktadır. (BK 520 vd) o nedenle bir ortak tarafından bu tür davalılar açılırken iştirak kuralları da gözetilerek davada ortakların tamamının davalı olarak gösterilmesi gerekir.

Ancak, eldeki davada olduğu gibi ortakların bir kısmı davalı olarak gösterilmemiş ise bu durumda da dava hemen reddedilmemeli, öteki ortaklara da davanın teşmili için davacıya süre verilmeli, taraf teşkilinin sağlanması halinde iddia ve savunmaya yönelik olarak tarafların tüm delilleri toplanmalı, ortak amacın gerçekleştirilmesinin artık olanaklı olmadığı da gözetilmek suretiyle ortaklığın tasfiyesi bizzat mahkeme tarafındanb 2011/6890 2012/1833

gerçekleştirilmelidir. Tasfiye gerçekleştirilirken de her bir ortağın ortaklık payı, alınan arsalar için ödedikleri bedeller, satın alınan arsaların gerçek raiç değerleri, yapılan masraflar, Hazineye karşı Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesi 2006/30 esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davası sonucu kazanılan tazminat miktarları da hesaba dahil edilmek suretiyle her bir ortağın tasfiye sonucu elde edebileceği tasfiye payı belirlenmeli, sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemenin taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığını gözardı ederek taraf teşkilini sağlamadan yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Ne var ki Mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olması zuhule müstenit olduğu yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 12.2.2010 tarihli bozma kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı yeniden bozulmalıdır.

SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer taleplerin reddine ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne Dairemizin 12.2.2010 tarih sayılı bozma kararının kaldırılmasına mahkeme kararının yeniden BOZULMASINA, 2.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/6890, K. 2012/1833, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6890
Karar No
2012/1833
Tarih
2 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/6890 K.2012/1089
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/6891 K.2012/1307
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/6892 K.2012/177
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/6895 K.2012/67
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/6896 K.2011/10560
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/6897 K.2011/10561

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.