KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7749 E., 2011/16763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkette işçi olarak çalıştığı sırada 24.11.2006 tarihinde ... kazası geçiren ... isimli ... arkadaşını acilen hastaneye götürdüğünü,yatış evraklarını imzalarken bono da imzalatıldığını,bu bono nedeniyle hastanenin yaptığı icra takibi nedeniyle 18.000TL ödemek zorunda kaldığını,bu ödeme nedeniyle davalının sorumlu olduğunu,bu paranın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek,davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirkette işçi olarak çalıştığı sırada ... arkadaşının ... kazası geçirmesi nedeniyle götürdüğü hastanede yatış evrakları arasında bono imzaladığını,hastanenin icra takibi başlatması üzerine ödemek zorunda kaldığı miktarın tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir ... sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını 2011/7749-16763
düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise “... Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında ... akdinden veya ... Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin ... mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında,davacının davalı şirkette, ... akdi ile çalıştığı sabit olup,taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde ... kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ...’da ayrıca ... Mahkemesi bulunduğuna göre bu husus gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/7749, K. 2011/16763, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama