İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/7930 K.2011/15325

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup…

Esas2011/7930Karar2011/15325Tarih25 Ekim 2011Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7930 E., 2011/15325 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ekim 2011
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 24.05.2009 tarihinde vefat eden ... mirasçısı olduğunu, murisin davalı bankadan "araç kredisi" kullandığını, sözleşmenin 11.2 maddesine göre kredi borcunun hayat sigortasından ödenmesi gerekirken, davalı tarafından sigorta poliçesinin iptal edildiğinin belirtildiğini, oysa ki sözleşmenin 11.1 maddesine göre yapılan ödemelerin öncelikle sigorta prim alacaklarına mahsup edilmesi gerektiğini, kaldı ki poliçenin iptal edildiğinin ve buna ilişkin belgenin de kredi borçlusuna tebliğ edilmediğini ileri sürerek, söz konusu kredi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, Bankanın hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, prim tahsilatı yapılamaması nedeniyle sigorta poliçesinin iptal edildiğini, bu konuda herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, “davalı bankanın 19/04/2007 tarihli hayat sigortası için primi resen tahsil etmesi nedeniyle kredili müşteriye sigortasının yenilenmesi hususunda güven verdiği, ancak devam eden yılda sigorta poliçesini iptal ettiği ve bu durumu sigortalıya bildirmediği, bu nedenle bankanın kusurlu olduğu ve kredi borcunu davacıdan isteyemeyeceği” belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacı mirasçının ... olduğu 7.273,38 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

2011/7930-15325

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacının murisi ... ’nın, 19.4.2006 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ile aylık taksitler halinde geri ödeme koşuluyla davalı bankadan 18.000,00 TL kredi kullandığı, aynı yıl ...

Sigorta A.Ş’ne kredili hayat sigortası yaptırıldığı, 24.4.2006 tarihinde kredi borçlusuna ait hesaptan 46,53 TL’nin alındığı, 2007 yılında da sigorta poliçesinin yenilendiği, yine aynı hesaptan 24.4.2007 tarihinde 51,04 TL’nin alındığı, ilk primin ödenmesi halinde geçerli olacağı şartı ile 24.12.2008 tarihinde düzenlenen poliçenin ise, primin ödenmemesi nedeniyle 26.1.2009 tarihinde iptal edildiği, kredi borçlusu olan murisin de 24.5.2009 tarihinde vefat ettiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davacı, kredi borçlusu murise ait hayat sigortasının daha sonra yenilenmiş olmasına rağmen, 2008-2009 yılları için düzenlenen poliçenin ise iptal edildiğini, bunun sorumluluğunun Bankaya ait olduğunu ileri sürmüş, davalı Banka ise, sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince Bankanın böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.

Uyuşmazlıkla ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri incelendiğinde;

17.1.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak, 1.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren, “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar uygulama Esasları Yönetmeliği”nin “Amaç” başlıklı bölümünde, “Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları tarafından verilen kredilerle bağlantılı olan zorunlu ve ihtiyari sigorta ürünlerinin sunumunda birlik ve güvenilirliği sağlamak, sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerini korumak ve verilecek hizmete ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmekte, “Kapsam” başlıklı bölümünde ise, “Bu Yönetmelik,

Türkiye’de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı kredilerle bağlantılı yaptırılan ihtiyari ve zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dahilinde verilecek teminatları kapsar.” Denildikten sonra aynı Yönetmeliğin “İhtiyari Sigortalar” başlığında düzenlenen, 6. maddesinin 2. fıkrasında da, “İhtiyari sigortalarda, kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğu kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” Denilmektedir.

Davacının murisi ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin, hayat sigortası ile ilgili olarak düzenlenen 11.1.maddesinde, "Banka bu sözleşme gereğince 2011/7930-15325

müşteri tarafından verilen, üzerinde ipotek, rehin (ticari işletme rehni dahil) tesis ve tescil edilen bütün teminatları, gerekli göreceği her türlü rizikolara karşı dilediği bedel, şart ve müddetle, sigorta prim ve masrafları müşteriye ait olmak üzere sigorta ettirebilir, süresi bitenleri yeniletebilir. müşteri tarafından yapılan ödemeleri öncelikle sigorta prim alacaklarına mahsup edebilir.”, 11.2.maddesinde ise, “Müşteri açılan kredi sebebiyle bankanın uygun göreceği bedel ve şartlarla hayat sigortası yaptıracağını,

önceden yapılmış olan bir hayat sigortası bulunması halinde ilgili sigorta poliçesinde Bankanın dain ve mürtehin olarak gösterilmesi yönünde gerekli değişikliğin yapılarak poliçeyi bankaya teslim edeceğini, bankanın bu sigortalarla ilgili prim tutarlarını Banka nezdindeki hesaplarından tahsile yetkili olduğunu, vefat halinde mezkur sigorta sonucu ödenecek tazminattan o tarihte bankaya olan borcun mahsubundan sonra kalacak meblağın mirasçılarına ödenmesini beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmü bulunmaktadır.

Yukarda açıklanan mevzuat ve sözleşme hükümlerinden de anlaşıldığı üzere, kredi sözleşmesi nedeniyle hayat sigortası yapılmasındaki amaç, Banka yönünden kredi borcunun teminat altına alınması olduğu kadar, belli bir prim borcu getirmekle birlikte, sigortalının da bunda menfaatinin olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde, her iki tarafın da hak ve menfaatlerinin gözetilip korunması esas alınmalıdır.

Nitekim, kredi sözleşmeleriyle bağlantılı sigortaların yapılması halinde sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği”, 17.1.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak, 1.2.2009 tarihinde de yürürlüğe girmiş olup, az yukarda sözü edilen Yönetmeliğin ilgili hükmünde, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğunun kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren Bankaya ait olduğu açıkça belirtilmiştir.

Her ne kadar somut olayda, sigorta poliçesinin yenilenmesi gereken tarih itibariyle, söz konusu Yönetmelik hükümleri henüz yürürlüğe girmemişse de, daini mürtehin sıfatına sahip, kredi veren kuruluş olan ve aynı zamanda sigorta şirketinin acentesi olan davalı Bankanın, 26.12.2008-26.12.2009 dönemini kapsayan ve sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçeye ilişkin primin, 30 gün içinde yatırılmaması halinde iptal edileceği konusunda, en azından muhatabına bildirim yapmak suretiyle kredi borçlusunu konu ile ilgili bilgilendirmesi, asgari özen yükümlülüğünün bir sonucu olduğu gibi, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kurallarının da bir gereğidir. Kaldı ki, 2011/7930-15325

sözleşmenin imzalandığı ilk yıl yapılan hayat sigortası, devam eden yılda yenilenmiştir. Bu durumda, Bankanın, sigortanın yenileneceği ve bunun da banka tarafından yerine getirileceği konusunda, kredi müşterisi olan davacının murisine bir güven verdiği de kabul edilmelidir.

Ne var ki hayat sigortaları, zorunlu sigortalardan olmayıp, tamamen sigorta ettirenin isteğiyle düzenlenebilecek ihtiyari bir sigorta türü olduğundan ve kredi sözleşmesinin 11.2. maddesi gereğince de bu konuda asıl yükümlülüğün kredi borçlusuna ait olduğu belirtildiğinden, olayda davacının da kusur ve sorumluluğunun bulunduğu ortadadır.

Mahkemenin kabulünün aksine, daha önce sigorta poliçenin yenilenmiş olması da, kredi borçlusunun bu yöndeki sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilemez.

O halde uyuşmazlık konusu olayda, davacının uğramış olduğu zarar nedeniyle tarafların müterafık kusurlu oldukları kabul edilip, mahkemece tarafların kusur oranları takdir edilmek suretiyle, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 113.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/7930, K. 2011/15325, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7930
Karar No
2011/15325
Tarih
25 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/7930 K.2011/5692
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/7930 K.2011/11721
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/7930 K.2011/10153
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/7930 K.2011/22643
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/7930 K.2011/20873
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/7931 K.2011/10883

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.