KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/8616 E., 2011/10478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenicinin malik olduğu 625 ada 10 nolu parselde inşa edeceği binanın 1 nolu dairesini 25.5.1998 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, satış sözleşmenin resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğunu, ödediği satış bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibinde davalının sadece anaparayı geri ödediğini, satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı alım gücünün hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı kalmak üzere 500-TL tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 28.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.418,76-TL’ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 16.418,76-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde fazla haklarını saklı tutarak 500-TL’nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında verdiği 28.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 16.418,76- TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Oysa ki, ıslah
edilen miktar yönünden temerrüt, ıslah tarihi itibariyle gerçekleştiğinden ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/8616, K. 2011/10478, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama