KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/9059 E., 2011/17263 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 30.04.2005 ödeme tarihli adi senetle davalıdan 20.000,00 alacaklı olduğunu, senedin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2009/2314 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile inkâr tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı gibi, senet altındaki imzanın da kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde senet altındaki imzayı açıkça ve ayrıca reddetmediği için senetteki imzayı kabul etmiş sayılacağı, geçerli bir ödeme belgesi de sunulmadığından takibe haksız olarak itiraz edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.’nun 67/1 maddesi gereğince, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İ.İ.K.’nun 63 ncü maddesi ile de borçlunun aynı yasanın 62/4 ncü maddesindeki istisnalar dışında itiraz sebebini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm icra hakimliğinde itirazın kaldırılmasının talep edilmesi halinde uygulama alanı bulacak olup, genel hükümlere dayalı olarak mahkemede görülecek olan 2011/9059-17263
itirazın iptali davalarında borçlu, icra dairesine bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı olmayıp, imzaya itiraz dahil bütün savunma sebeplerini ileri sürebilir. Hal böyle olunca Mahkemece, davalının imza itirazı incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/9059, K. 2011/17263, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama