İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/9167 K.2012/12807

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar-karşı davacılar ..., ..., ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı…

Esas2011/9167Karar2012/12807Tarih21 Mayıs 2012Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/9167 E., 2012/12807 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar-karşı davacılar ..., ..., ... avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar-karşı davacılar vekili avukat ... gelmiş, davacı-karşı davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 24.04.2004 günü geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını ve ...

Hastahanesine kaldırıldığını, yapılan tetkikler sonucunda davacının kolundaki kırığın ameliyatla düzeltilmesi gerektiğinin söylendiğini, hastahanede yattığı sürece boynundaki şikayetlerini dile getirdiği halde herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, hastahaneden taburcu olduktan sonra da şikayetlerinin devam ettiğini, fizik tedavinin uygulandığını ve altı ay boyuncu da boynundaki rahatsızlıkların devam ettiğini, yapılan bütün işlemler sonucunda boynundaki hareket ettirememe, baş dönmesi,

ağrı ve görüntü bozukluğu düzelmediğini, başka bir hastahanede muayene olduğunu, MR'ının çekildiğini ve yapılan tüm tetkikler sonucunda müvekkilinin boynunda kırık olduğunun ve bu kırıkta kaynama olduğundan bu kırığın hiç bir şekilde tekrar ameliyat edilerek düzeltilme imkanının bulunmadığını, ayrıca kulak kristallerinin de dağılmış olduğunun tespit edildiğini, omzunda bulunan kırığın da yanlış tedavi Sonucunda yanlış kaynadığını, uygulanan bu yanlış tedavi sonucunda boynunu kısmen oynatabildiğini, bir tarafına hiç çeviremediğini,

kalıcı sakatlık durumunun yarattığı psikolojik durum nedeni ile yaşam kalitesinin düştüğünü ve psikolojik olarak bunalıma girdiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile beden gücü ve işgücü kaybına uğraması nedeniyle 50.000.- TL manevi ve 50.000.- TL maddi tazminatın 24.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Hizmetleri ve Tic.A.Ş. Davanın reddini dilemiştir. Davalılar, ..., ... ve ... davanın reddini dilemiş, karşı dava ilede toplum içindeki saygınlıklarını zedeleyici ve küçük düşürücü haksız, yersiz itham ve suçlamalarda bulunmak suretiyle fevkalade büyük üzüntüye düşmelerine ve manen günlerce sürecek şekilde sarsılmalarına yol açtığından toplam 175.000.- TL manevi tazminata hükmedilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı, davalının yanlış teşhis ve tedavisi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemi ile eldeki davayı açmışdır. Davalılar davanın reddini dilemiş,Davalılar ..., ... ve ... karşı dava ile manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

Mahkemece, davacının maluliyeti ile davalı doktorlar ve hastanenin ileri tetkikleri erken dönemde yapmaması ve eksik tedavi uygulaması arasında illiyet bağı bulunmadığı, boyun hareketlerinde kısıtlılığın kazaya bağlı travmanın sonucu olduğu, boyundaki kırığın erken dönemde tespit edilememesinden kaynaklanmadığı belirlendiğinden asıl davanın yerinde görülmediği, davacının şikayetlerinin geçmemesi ve başka tedavi kurumlarında davalıların eksik teşhis ve tedavi yaptığının belirtilmesi üzerine yasal haklarını aramasının doğal olduğu, BK.nun 49.maddesinde yer alan manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği sonucuna varıldığından,

karşı davanın da reddine karar verilmiştir.

Davacı, yanlış tedavi uygulanması sonucu zarara Uğradığı iddiası ile eldeki tazminat davasını açmıştır. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır (BK m. 386-390). Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden Sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur.

Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK m. 321/1). O nedenle davacının tedavisini üstlenen hastane ve doktorların meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor ve hastane, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri gözönünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir ... gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK'nun 394/1. maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise, doktor ve hastane sorumlu tutulmamalıdır.

Somut olaya bakıldığında, dosyada aldırılan Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'nun 26.02.2007 tarihli raporunda, davacının ileri tetkiklerinin ve uygun tedavisinin erken dönemde yapılması gerekirken eksik tedavi yapılmış olduğunun belirtildiği, davalı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu ...

Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 05.05.2010 tarihli raporda ise; davacının şikayetlerinin 24.04.2004 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı travma ile ilgili olduğu, kaza sonucu meydana gelen akromioklavikular luksasyon ve humerus kırığına bağlı geliştiği o dönemde tespit edilemeyen odontoit tip II ve III kırık hattı ile illiyetinin bulunmadığı, boyun hareketlerinde kısıtlılığın da bu travmanın beklenebilir bir sonucu olduğu, erken tanı konulması durumunda da konservatif ya da cerrahi müdahale yapılacağı, geç tanı konulmasının maluliyete katkısının olmadığı,

kaza sonucu ortaya çıkan sağ radikal sinir hafif düzey etkilenmesi arızasının Sosyal Sigortalar ... İşlemleri Tüzüğü'ne göre değerlendirilmesi sonucunda yaşına göre davacının meslekte kazanma gücünü % 9,2 oranında kaybettiğinin belirtildiği, görülmektedir. Dolayısı ile Davalıların davacının boyun kırığı teşhisini yapamadıkları adli tıp raporundanda belirtildiği gibi eksik tedavi yapıldığı hususu açıktır.

Öyle olunca her nekadar davacının şikayetlerinin 24.04.2004 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı travma ile ilgili olduğu, kaza sonucu meydana gelen akromioklavikular luksasyon ve humerus kırığına bağlı geliştiği o dönemde tespit edilemeyen odontoit tip II ve III kırık hattı ile illiyetinin bulunmadığı, belirtilmiş ise de teşhis edilemeyen boyun kırığı nedeniyle manevi bir zarara uğramadığının söylenemeyeceği anlaşılmakla mahkemece adli tıptan alınan ilk rapor dikkate alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına bozulmasına, aşağıda dökümü yazılan 2,75 TL kalan harcın davalılar-karşı davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/9167, K. 2012/12807, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/9167
Karar No
2012/12807
Tarih
21 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/9168 K.2012/19464
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/9168 K.2012/16273
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9170 K.2012/5196
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9171 K.2012/5213
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9172 K.2012/5436
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9175 K.2012/5191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.