KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/9302 E., 2011/16066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
227 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davalıdan satın aldığı aracın lastiklerinin 7.500 km.de içten aşındığını, yaptığı girişimler sonucu aracın ayıplı imal edilmesi nedeniyle aşınmasının meydana geldiğinin anlaşıldığını belirterek, ayıplı malın bedelinin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davada zamanaşımının gerçekleştiğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının elindeki aracı iade şartı ile ... olduğu bedelin fatura tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ilişkin verdiği karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 388.maddesi gereğince kararın hüküm fıkrasının şüphe ve tereddüt yaratmadan infaz kabiliyeti olacak şekilde açık olması gerekir. Bu husus resen gözetilir. Somut olayda mahkemece “davacının ... olduğu bedelin fatura tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine” denilmiştir. Ancak davacının ... olduğu bedel ile faiz başlangıcı olarak kabul edilen fatura tarihi açıkça hükme yazılmamıştır. Bu durumda hüküm fıkrasının infazda tereddüt yaratacak şekilde HUMK. 388.maddesine aykırı olarak oluşturulduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/9302, K. 2011/16066, 4 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama