KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/10391 E., 2012/19640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı bankanın bünyesinde davacılardan ...' nın çalıştığı sırada zimmetine para geçirdiği iddiası ile aleyhine 95.000.00.TL üzerinden icra takibi yapıldığını, diğer davacılarında borca kefil olduklarını, haciz konulan taşınmazlardan benzinlik olanını 390.000.00Tl bedelle takyiyatları ile birlikte davadışı ...' a satacaklarını bunun 120.000.00.TL peşin 122.727.00.TL' lık toplam 10 adet senet ve 122.727.30.TL' lık 10 adet çek verileceği hususunda 31.08.2001 tarihinde davalıdan talepte bulunduklarını, davalının kabul etmesi üzerine 03.09.2001 tarihinde 90.000.00.TL ve 10.000.00.TL olmak üzere toplam 100.000.00.TL yatırdıklarını,
ayrıca sonradan 5.000.00.TL daha yattığını, davalı bankanın kendilerinden izin almadan 07.09.2001 tarihinde çek ve senetlerin, 28.09.2001 tarihinde de 100.000.00.TL'nın dava dışı ...' a iade edildiğini ileri sürerek şimdilik 5.000.00.TL' nın tahsiline, Birleşen dosyada da aleyhlerine yapılan icra dosyasına yaptıkları ödemelerden dolayı 105.000.00:TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı banka ile davacılardan ... ... arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya 4857 ve 552l sayılı Kanunların 1.maddeleri hükmü gereğince ... Mahkemeleri görevlidir. Davalı ile diğer davacılar arasında hizmet sözleşmesinin bulunmaması mahkemenin görevine etkili değildir.
Bu nedenle birlikte davalı gösterilenler hakkında da davanın özel mahkeme niteliğindeki ... mahkemesinde görülmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak ayrı bir ... mahkemesi varsa dava dilekçesinin görev yönünden reddine, yoksa ara kararı verilerek davaya ... mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekir. O halde, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla verilmiş bulunan karar bozulmalıdır.
Bozma nedenine göre davacıların öne sürdüğü temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/10391, K. 2012/19640, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama