KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/10466 E., 2012/15687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın Necibe yönünden reddine, ... yönünden itirazın iptali ile takibin devamına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; ... Barosu avukatlarından olup, davalı ...'in, diğer davalı ... ...'ten olan alacakları için ... 3. İcra Müdürlüğünün 2009/15427 E, 2009/17389 E., ve ...
5 icra müdürlüğünün 2010/1992 E sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, borçlunun taahhütlerini ihlal etmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesini sağladığını, cebri icra ve mahkumiyet kararları neticesinde, davalı ...'in tüm alacaklarını haricen tahsil ettiğini, borçlu hakkındaki hapis cezalarının da şikayetten vazgeçilerek ortadan kaldırıldığını, davalıların tamamen kötü niyetli hareket ederek ve aralarında anlaşarak hak ettiği vekalet ücretini ödememe yoluna gittiklerini, alacağının tahsili için ...
16. icra müdürlüğünün 2011/1155 E. sayılı dosyası ile yaptığı icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; ... ... hakkında açılmış olan icra dosyalarına ait alacak haklarından vazgeçmediğini, borçlunun herhangi bir ödeme yapmadığını, alacağının devam ettiğini, borçlunun yaşadığı ... sorunları nedeniyle hapse girmemesi için sadece ceza davasından feragat ettiğini, davanın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2012/10466-15687
Davalı ... ...; açılan davayı kabul etmediğini, hiç kimseye borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece Davalı ... (...) yönünde açılan davanın reddine, Davalı ...'in ... 16. İcra Müdürlüğünün 2011/1155 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, taraflar arasındaki ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, vekalet ücretinin tahsiline ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali ile yüzde 40 icra inkar tazminatı istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, alacak likit bulunmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belirli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/10466, K. 2012/15687, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama